SEKTÖRDEN HABERLER
EPDK, Biyokütle Santrallerini Yerinde İnceleyecek

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), biyokütle santrallerinin verimini arttırmak ve mevzuata aykırı eylemlerin önüne geçmek için santralleri yerinde inceleyecek.

EPDK’den yapılan yazılı açıklamada, yapılacak incelemelerle özellikle biyokütle santrallerinde biyogaz yerine doğal gaz kullanılması gibi mevzuata aykırı eylemlerin önüne geçileceği ve lisans sahiplerinin ilgili mevzuatı sıkı sıkıya takip etmelerinin sağlanmasıyla bu alanda azami verimlilik elde edileceği ifade edildi.

EPDK'nın, biyokütle santrallerinin lisanslama sürecinde, ilgili projelerde kullanılacak kaynağın varlığına ve miktarının yeterliliğine yönelik inceleme ve değerlendirme yaptığı kaydedilen açıklamada, bazı santrallerde beyan edilen üretim kapasitelerine ulaşılamadığı aktarıldı. Bu durumun sebepleri arasında tedarik edileceği beyan edilen atık miktarına ulaşılamaması ve santrallerde uygun teknolojinin kullanılmaması gösterilirken, kaynak tedarikindeki aksamalar ya da yatırımın hatalı yapılmasıyla üretim kapasitesine ulaşamayan tesislerin yüksek verimlilikte çalışmadığı belirtildi.

Çevrenin korunması için de büyük önem taşıyan biyokütle santralleri sayesinde elektrik üretiminin yanı sıra tarım, hayvancılık ile endüstriyel faaliyetler sonucunda ortaya çıkan atıkların bertaraf edildiği değerlendirilen açıklamada, Türkiye'de teşvik mekanizmaları sayesinde biyokütle enerji sektörünün hızlı bir gelişim içerisinde olduğu aktarıldı.

Öte yandan açıklamada, EPDK'nin bugüne kadar kurulu gücünün yaklaşık 2 bin 600 megawatt (MW) olan 300'ün üzerinde biyokütle kaynaklı tesis veya proje için önlisans/lisans verdiği bildirildi. Ayrıca, 60 civarında proje için yapılmış olan önlisans başvurusuna ilişkin işlemlerin devam ettiği aktarılan açıklamada, kurulu güçleri toplamı yaklaşık 670 megawatt olan 137 tesisin de işletmede veya kısmi işletmede olduğu ifade edildi.

Kaynak: Hürriyet

Türkiye'de Rüzgar Enerjisinde Kurulu Güç 8 Bin 300 Megawatta Yaklaştı

Türkiye'nin rüzgar enerjisi kurulu gücü yılın ilk yarısında 232 megawatt artarak 8 bin 288 megawatta ulaştı.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliğinin (TÜREB), ocak-haziran dönemine ilişkin Türkiye Rüzgar Enerjisi İstatistik Raporu yayımlandı. 

Buna göre, yeni tip korona virüs (Kovid-19) salgınından dolayı kısıtlamaların yaşandığı yılın ilk yarısında rüzgar enerji santralleri elektrik talebini karşılamada önemli rol oynadı.

Rüzgar santrallerinden üretilen elektrik, söz konusu dönemde 11 milyon 506 bin 233 kilovatsaate erişirken, bu miktar Türkiye'de aynı dönemde üretilen toplam elektriğin yüzde 8,52'sini oluşturdu.

Toplamda 2 bin 451 megawattlık 53 rüzgar santralinin inşaat aşamasında olduğuna işaret edilen rapora göre, Türkiye'nin rüzgar enerjisi kurulu gücü ilk 6 ayda 232 megawatt artarak 8 bin 288 megawatta ulaştı.

Raporda görüşlerine yer verilen TÜREB Başkanı Hakan Yıldırım, rüzgar enerjisi sektöründe "salgın kaynaklı mücbir sebep ilan edilmesi" beklentisinin olduğunu belirterek, "Avrupa'da İspanya, Almanya, İrlanda, İngiltere gibi birçok ülke bu yönde kararlar alarak kendi rüzgar enerjisi sektörlerini destekledi. Salgın sebebiyle yaşanan gecikmelerden dolayı mücbir sebep ilanı yoluna gidilmezse bu yılsonunda devreye alınması planlanan santral yatırımlarının tamamlanması büyük ölçüde zora girecek." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Anadolu Ajansı

‘Sıfır Enerji’ Dönüşümü

Avrupa’da önümüzdeki yıldan itibaren yapılacak binaların sıfır enerji tüketimine sahip olacağını belirten Türkiye Yenilenebilir Enerji Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, “Önümüzdeki 30 yılda dünya bu dönüşüm için 110 trilyon dolar harcayacak. Türkiye’nin de bu dönüşüm için hızla adım atması gerekiyor. Bu alanda potansiyeli çok yüksek. Bu dönüşümle toplumsal refah artarken ekonomik gelişme hızlanıyor” dedi.

Dünyada enerji üretimi ve enerji kaynakları gittikçe daha da stratejik bir rol oynamaya başladı. Birçok ülkenin öncelikli konuları arasında yer alan enerji için uluslararası arenada büyük bir rekabet söz konusu. Ancak burada enerjinin üretimi kadar tüketimi de büyük bir yere sahip. Sıfır enerjili binalar da işte bu noktada gelecekte şehirler için en önemli konu başlığı olacak. Eylül ayında uluslararası katılımcılarla Türkiye’de düzenlenecek olan ZeroBuild Forum 2020 öncesi konuştuğumuz Türkiye Yenilenebilir Enerji Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, “Dünyanın oluşumundan itibaren enerji konusu hep insanlığın gündemindeydi ve burada sürekli bir değişim oldu. Özellikle fosit yakıt kullanımının son dönemdeki artışına bağlı olarak atmosfere uzun süredir yüksek miktarda karbon salınımı gerçekleştirdik. Bir noktada buna bir dur demek gerekiyordu. Her ne kadar kullanılan teknolojiler zaman içerisinde iyileşse de daha etkin bir dönüşüm şart” diye konuştu.

Özellikle kömür gibi fosil yakıt kullanımının beraberinde getirdiği sağlık ve çevre sorunlarının kent yaşamı üzerinde çok sayıda olumsuz etkiye neden olduğunu ifade eden Uyar, “Yenilenebilir enerjiye geçiş aşamasında destek mekanizmaları çok kritik bir rol oynasa da tüm uluslararası karar mekanizmaları, güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının topluma hesaplandığından daha fazla bir fayda sağladığını gördü. Enerjide dönüşüm için bir finansman gerekiyor ancak bu dönüşümün sağladığı ekonomik, sosyal ve çevresel faydalar çok daha önemli bir boyuta ulaşıyor. Dönüşümle birlikte yerel istihdam da güçleniyor” ifadelerini kullandı.

Dünyada hava kirliliğinden her yıl 7 milyon kişinin hayatını kaybettiğini anlatan Uyar, “Önümüzdeki 30 yılda dünya bu dönüşüm için 110 trilyon dolar harcayacak. Enerji dönüşümüne yapılan 1 dolarlık yatırımın geri dönüşü 8 dolara kadar çıkıyor. Yatırımların seyri bu yönde değişti. Türkiye’nin de bu dönüşüm için hızla adım atması gerekiyor. Bu alanda potansiyeli çok yüksek. Özellikle güneş ve rüzgar enerjisinde çok daha fazlası olabilir. Dünya kentleri bu dönüşümü çoktan başlattı. Bu dönüşümle toplumsal refah artarken ekonomik gelişme hızlanıyor” diye konuştu.

Son 3 yıldır sıfır enerjili binalar için büyük bir hareketin içinde olduklarını belirten ZeroBuild Forum’20 Genel Sekreteri Özgür Kaan Alioğlu, “Türkiye’ye enerji verimliliği konusunda yüksek bir farkındalık var ancak bu farkındalık pratikte çok fazla uygulanamıyor. Bunun da farklı sebepleri var. Enerji dönüşümü finansman gerektiren bir süreç ve insanlar bu finansmanı kolay sağlayamıyor. Ancak bu aslında uzun vadede insanlara büyük bir tasarruf sağlıyor. Biz de uluslararası katılımcılarla beraber sıfır enerjili binaların kentlere ve çevreye ve vatandaşlara nasıl katkı sağladığını, bu dönüşümün nasıl kolayca sağlanabileceğini anlatacağız” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet

Ağustos'ta Elektrik Tüketimi Yüzde 3,52 Arttı

Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) verilerine göre, 2020 yılı Ağustos ayında gerçekleşen elektrik tüketimi ortalaması bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,52 artışla 882.324 megawattsaat (MWh) olarak belirlendi.

Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) verilerine göre, 2020 yılı Ağustos ayında gerçekleşen elektrik tüketimi ortalaması bir önceki  yılın aynı dönemine göre yüzde 3,52 artışla 882.324 MWh olarak belirlendi. 2019 yılı Ağustos döneminde ortalama elektrik tüketimi 852.307 MWh  seviyesinde kaydedilmişti.

Montel-Foreks'in haberine göre, tüm kaynaklardan elde edilen ulusal elektrik üretim ortalaması Ağustos 2020’de yıllık yüzde 3,77 artış ile 883.839 MWh seviyesinde kaydedildi. Bir önceki yılın Ağustos ayı  elektrik üretim ortalaması 851.750 MWh olarak belirlenmişti. 

Hidroelektrik santrallerinin Ağustos ayı üretim ortalaması yıllık yüzde 3,88 azalış ile 215.452 MWh olarak kaydedildi. Ağustos 2019’da bu  rakam 224.140 MWh olarak belirlenmişti. 

TEİAŞ verilerine göre, kaynak bazlı elektrik üretimi ortalamasında en büyük düşüş yüzde 27,04 ile linyit yakıtlı termik santrallerinin  üretiminde görüldü. 2019 Ağustos ayı sonunda 139.054 MWh olan ortalama  elektrik üretimi, 2020 yılı Ağustos döneminde ise 101.448 MWh  seviyesine geriledi. 

Verilere göre, doğal gaz yakıtlı elektrik üretimi ortalaması Ağustos’ta yıllık yüzde 38,37 artışla 234.395 MWh seviyesinde belirlendi. Bir önceki yılın aynı ayında bu rakam 169.400 MWh idi. 

Tüm termik kaynaklardan üretilen Ağustos ayı  elektrik ortalaması yıllık yüzde 8,41 artış ile 566.398 MWh düzeyinde  belirlendi. 2019 yılı Ağustos döneminde ise termik santrallerin üretim  ortalaması 522.474 MWh idi.

Kaynak bazında ortalama Ağustos ayında en yüksek  elektrik üretimi artışı yüzde 125,95 ile güneş enerjisinde gerçekleşti.

2019 yılı Ağustos ayı elektrik üretimi ortalaması 619 MWh iken, 2020  yılı Ağustos ayında bu rakam 1.399 MWh oldu. 

Rüzgar enerjisi santrallerinin elektrik üretimi ortalaması Ağustos ayında yıllık yüzde 8,16 azalış ile 78.237 MWh olarak kaydedildi. Bir önceki yılın aynı döneminde bu rakam 85.194 MWh idi.

Kaynak: Borsatek

Enerji ve Sanatı Buluşturan Yarışma

UEDAŞ'ın Uluslararası Fotoğraf Yarışması 'Şehrin Işıkları'na başvurular başladı. Bu yıl 8'incisi düzenlenen yarışmanın sonucu 12 Ekim 2020 tarihinde belli olacak.

UEDAŞ'ın 2013 yılında hayata geçirilen ve sektöründe ilk olma özelliği taşıyan 'Şehrin Işıkları Uluslararası Fotoğraf Yarışması', bu yıl da fotoğraf tutkunlarıyla buluşuyor. Sanatın evrensel gücüyle gece ve ışığın birleştiği yarışmaya profesyonel, amatör ayrımı yapılmaksızın herkes katılabiliyor. Dünyanın her yerinden fotoğrafların kabul edildiği yarışmaya başvurular, 30 Eylül tarihine kadar www.uedas.com.tr/sehrinisiklari internet adresi üzerinden yapılırken bir yarışmacı en fazla 8 fotoğrafla yarışmaya katılabilecek. Hayatın her yerinde olan ışığın geceye yansımasını konu edinen Şehrin Işıkları, birbirinden güzel karelere ev sahipliği yapıyor.

Geçtiğimiz yıl 5 bin 345 fotoğraf alan yarışmada bu yıl şehrin ışığını en iyi yansıtan fotoğrafa akıllı telefon, ikinciye fotoğraf makinesi, üçüncüye drone ödül olarak verilecek. Jüri değerlendirmesinden geçerek seçilen "En güzel 50 fotoğraf" ise yıl boyunca Türkiye'nin çeşitli yerlerinde sanatseverlerle buluşturulacak.

Bakım ve Onarım Çalışmaları, Elektriğe İhtiyacın Az Olduğu Saatlerde Yapılıyor

Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ), abonelerin elektrik kesintisi yaşamaması için pandemiye rağmen çalışmalarını hızlandırdı. Gece gündüz çalışan ekipler, bakım ve onarım çalışmalarını özellikle 24.00- 06.00 saatlerine yoğunlaştırdı. AEDAŞ Genel Müdürü Bahadır Müdüroğlu, "Abonelerimizin gün içinde sosyal ve ticari aktivitelerini sürdürebilmeleri amacıyla bakım ve onarım çalışmalarının önemli bölümünü, elektriğe ihtiyacın daha az olduğu gece saatlerine kaydırdık" dedi.

Antalya, Isparta ve Burdur'da 2,2 milyondan fazla aboneye elektrik dağıtım hizmeti veren AEDAŞ, kesintisiz enerji için gece gündüz çalışıyor. AEDAŞ, abonelerin enerji konusunda sıkıntı çekmemesi için gece çalışmalarını artırdı. Ekipler, abonelerin enerjisiz kalmaması için 24.00 ile 06.00 saatleri arasında bakım ve onarım çalışması yürütüyor. 

Bakım ve onarım yapacak ekipler ilk olarak trafo alanlarına gelerek, kişisel koruyucu donanım, iş güvenliği ekipman ve malzemelerinin tam ve sağlam olup olmadığını kontrol ediyor. Alev almaz iş kıyafeti, güvenlik ayakkabısı, orta gerilim eldiven, yalıtkan baret, ark vizörü, orta gerilim kolye dedektör gibi özel donanıma sahip ekipler, çalışma ortamına görevli olmayanların girmesini engelliyor. Çalışma yapılacak alana, sınırlandırma ikaz bandı, trafik konisi gibi malzemelerle uyarılar koyan ekipler, trafo bina kapılarına dokunmadan önce alçak gerilim ölçü aletiyle elektrik kaçağı olup olmadığını kontrol ediyor. Mevcut alanın durumunu ve konumunu gözle kontrol eden ekipler, ardından manevra işleminin yapılacağı alanın önüne yalıtkan tabure koyarak, üstüne çıkıyor. Manevra sırasında özellikle alev almaz iş kıyafeti, güvenlik ayakkabısı, orta gerilim eldiven ve ark vizörünün olmasına dikkat eden ekipler, enerji kesme işlemi sırasında önce kesici ya da yük ayırıcısını açıyor. Kesici açılırken ekipler, kesicinin tam karşısında durmamaya dikkat ediyor. Son olarak açık hücre sistemlerinde neon lamba ıstankayla her üç faz kontrol edilerek, elektriğin kesildiğini teyit eden ekipler, bakım ve onarım çalışmalarına başlıyor.

Ekiplerin çalışmalarını yerinde izleyen AEDAŞ Genel Müdürü Bahadır Müdüroğlu şöyle konuştu: "Kovid-19 pandemisi nedeniyle tüm dünya için farklı bir dönem oldu. Antalya, Isparta ve Burdur'da 2,2 milyondan fazla aboneye elektrik dağıtım hizmeti veren Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. abonelerinin sağlığı için tüm önlemleri alırken, kesintisiz enerji için her zaman sahada. Bu dönemde daha da önem kazanan enerji tedarikinin sürekliliği adına şirketimiz, zorunluluk arz eden durumlar hariç, bakım-onarım çalışması kaynaklı elektrik kesintilerine gitmedi. Özellikle sağlık kurumlarının bulunduğu alanlarda sıfır kesinti için ekiplerimiz gece-gündüz görev yaptı."

1 Haziran'dan itibaren yeni normalleşme adımlarıyla birlikte bakım ve onarım çalışmalarına hız verdiklerini vurgulayan Müdüroğlu şu değerlendirmede bulundu: "Şirketimiz günlük hayatın vazgeçilmezi olan elektriği, tüketicilerimize kesintisiz, güvenilir ve en kaliteli şekilde ulaştırmayı hedeflemekte. Bu çerçevede abonelerimizin gün içerisinde sosyal ve ticari aktivitelerini sürdürebilmeleri amacıyla bakım ve onarım çalışmalarının önemli bölümünü, elektriğe ihtiyacın daha az olduğu gece saatlerine kaydırdık."

Korona virüsle mücadele kapsamında evde kalmanın büyük önem taşıdığını, okulların uzaktan eğitime geçtiği bu dönemde abonelerin enerji konusunda sıkıntı çekmemesi için gece çalışmalarının daha da önem kazandığını vurgulayan Müdüroğlu şöyle devam etti: "Tüketicilerimizin bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle enerjisiz kalmaması için ekiplerimiz 24.00-06.00 saatleri arasında yoğun mesai harcıyor. Antalya, Isparta ve Burdur'da hizmet veren şirketimiz, geniş çaplı bir çalışma başlattı ve bölgemizde bulunan trafo, alçak ve orta gerilim hatlarını termal kamera ve kısmi deşarj cihazları ile taramadan geçirdi. Bu tarama sonrasındaki tespitlerin ardından da bina, trafo ve aydınlatma bakımlarını başlattık. Son iki ayda hat bakımlarının yüzde 19'unu, bina bakımlarının yüzde 86'sını abonelerimize kesintisiz enerji sağlayabilmek adına gece gerçekleştirdik"

AEDAŞ ekiplerinin bu yıl şu ana kadar 1940 kilometre hattın bakımını tamamladığını aktaran Bahadır Müdüroğlu, 10 bin 836 sokak aydınlatmasıyla 986 bina ve trafo bakımının gerçekleştirildiğini vurguladı. Elektrik bakım ve onarım çalışmalarına çok önem verdiklerini anlatan Müdüroğlu, bu sayede ileride yaşanabilecek arızaların önüne geçerek, kesinti oluşmasına engel olduklarını belirtti. AEDAŞ'ın 2013-2019 yılları arasında yatırım ve bakım çalışmalarıyla arıza sayısında yüzde 78, arıza sürelerinde de yüzde 71 iyileşme sağladığını aktaran Müdüroğlu, bu rakamlarla bakım çalışmalarının ne kadar önemli olduğunun görüldüğünü söyledi. 

DÜNYADAN HABERLER
Yeşil Hidrojen Maliyeti 2030’da Mavi ve Gri Hidrojene Eşit Olabilir

Wood Mackenzie’nin yeni araştırmasına göre, Almanya gibi pazarlarda yeşil hidrojen üretim maliyetleri 2030 yılına kadar fosil yakıt temelli hidrojene eşit olacak.

Maliyetlerin düşmesi ve boru hatlarının büyümesi ile hidrojenin kullanımı artacak.

Araştırmaya göre, son 10 ayda küresel yeşil hidrojen projeleri 3,5 GW’tan 15 GW’a yükseldi.

Pek çok kişi tarafından sıfır karbon hedefine ulaşılması için önemli bir yere sahip olduğu düşünülen yeşil hidrojen, özellikle ağır endüstrilerin ve taşımacılığın karbondan arındırılması için çözüm olarak sunuluyor.

Hâlihazırda fosil yakıtlardan elde edilen mavi ve gri hidrojen, yenilenebilir enerjiden elde edilen yeşil hidrojene göre çok daha ucuz. Ancak, buna rağmen yeşil hidrojen şu anda Shell, NextEra Energy gibi petrol şirketleri ve kamu hizmeti sağlayıcıları tarafından ilgi görüyor.

Wood Mackenzie’nin araştırması, pazar büyüdükçe yeşil hidrojen maliyetinin 2040 yılına kadar yüzde 64 düşeceğini gösteriyor.

Wood Mackenzie Kıdemli Araştırma Analisti ve Raporun Yazarı Ben Gallagher, “Ortalama olarak, yeşil hidrojen üretim maliyetleri 2040 yılına kadar fosil yakıt bazlı hidrojene eşit olacak” dedi.

Almanya gibi bazı ülkelerde ise bu rakamlara 2030 yılında ulaşılabilecek.

Artan fosil yakıt fiyatları nedeni ile yeşil hidrojenin rekabet gücünün artacağını ve yeni teknolojilerle birlikte, önümüzdeki yıllarda daha da güçleneceğini ifade eden Gallagher’e göre, politika desteğinin artması yeşil hidrojen maliyetlerinin çok daha hızlı azaltabilir.

Kaynak: Wood Mackenzie

Enerji Talebi Karantina Uygulamalarının Kaldırılmasıyla 6 Ayda Normale Dönebilir

Korona virüs nedeni ile enerji talebinde yaşanan düşüşün, Büyük Buhran’dan bu yana yaşanan en büyük düşüş olduğu belirtiliyor.

Dünya Ekonomik Forumu’na (WEF) göre de 2020 yılında enerji talebinin yüzde 6 oranında azalması bekleniyor.

Enerji talebinin ne zaman normale dönebileceği ile ilgili yapılan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 27’si elektrik talebinin normale dönmesinin bir yıldan fazla süreceğini, yanıt verenlerin yüzde 19’u ise bu sürecin 6-12 ay alabileceğini söylüyor.

Power-Technology tarafından yapılan ankete katılanların yüzde 53’ü talebin altı aydan daha kısa bir süre içinde normale dönme olasılığının bulunduğunu belirtirken, bu yüzde 53’lük kesimin yüzde 20’si bu sürecin 3-6 ay alabileceğini belirtti.

24 Haziran-26 Ağustos tarihleri arasında 636 kişinin yanıtladığı ankete katılanların yüzde 12’si ise talebin hemen normale döneceği görüşünde.

ABD merkezli ulusal bir kooperatif bankası olan CoBank’ın raporuna göre ise 2022 yılına kadar ABD’deki elektrik talebinin salgın öncesi seviyelere ulaşmasının beklenmediği belirtiliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre de talepte yaşanan uzun vadeli azalma, kömürle çalışan santrallerin emekli edilmesini ve yenilenebilir kaynakların enerji üretimdeki payının artmasını sağlayabilir.

Kaynak: Power Technology

Çinli Kömür Şirketi 3 GW Güneş Yatırımı Yapacak

Çin Devleti’ne ait kömür madeni işletmecisi Shanxi Coal, güneş enerjisi üretim tesisi kurmak için bir ortak girişime liderlik ederek 461 milyon dolar karşılığında 3 GW’lık bir güneş enerjisi üretim tesisi kuracak.

Çinli Kömür Madeni İşletmecisi Shanxi Coal International Energy Group, yüksek teknolojili güneş enerjisi bataryası üretmek için önemli bir yatırım planlıyor.

Devlete ait şirket, 461 milyon dolar karşılığında, 10 GW’lık bir projenin ilk safhasını oluşturacak olan, 3 GW’lık bir güneş enerjisi üretim tesisi kurmak üzere ortak bir girişime liderlik edecek.

Dünyanın hem en büyük kömür hem de güneş enerjisi üreticisi olan Çin, kömürün ucuz olması nedeni ile yakın zamanda bu kaynaktan vazgeçecek gibi durmuyor.

Shanxi Coal ise enerji dönüşümüne yardımcı olmayı ve devlet firmalarının gelişmekte olan stratejik endüstrileri desteklemesini hedefliyor.

Şirket, Shanxi Coal International Photovoltaic Power Technology Co. adlı girişim ile yüzde 88,5 hisseye sahip olacak. Hisselerin geri kalanı ise Huzhou Junhua Siyue Equity Investment Partnership ve Ningbo Qixian Enterprise Management Consulting firmalarında olacak.

Kaynak: Renewables Now

İngiltere’de Karbon Emisyonları Karantina Döneminde Rekor Seviyede Düştü

Birleşik Krallık’ta elektrik tüketiminden kaynaklı karbon emisyonları Kovid-19 karantina döneminde üçte bir oranında azalırken, bu süreçte yenilenebilir enerji kilit rol oynadı.

Yılın ilk yarısında elektrik talebi yüzde 13 azalırken, yenilenebilir enerjinin toplam enerji portföyündeki payı yüzde 40’a ulaştı.

Imperial College London tarafından hazırlanan çalışmaya göre, yenilenebilir enerjinin elektrik üretiminde en büyük payı almasıyla karbon emisyonlarında da rekor düşüş görüldü.

Aynı zamanda, Kovid-19’un etkisiyle piyasadaki elektrik fiyatları yüzde 40 düşüşle megawattsaat başına 23 avroya geriledi.

Raporun ana yazarı Dr. Iain Staffell konuya ilişkin yaptığı açıklamada, yenilenebilir enerjinin ülkenin elektrik üretiminde giderek daha yüksek bir pay aldığını dile getirerek, “Ülkenin karbonsuzlaşması için elektrik sisteminin esnekliğinin artırılması giderek daha büyük önem arz ediyor.” dedi.

Kaynak: Guardian

HAFTANIN RAPORU

Sanayilerde Elektrifikasyon

Sürdürülebilirliğe odaklanma arttıkça, birçok sanayi üreticisi süreçlerini enerji dönüşümüne daha uygun hale getirerek ekonominin bir parçası olmanın yollarını arıyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

İNFOGRAFİK / GRAFİK