SEKTÖRDEN HABERLER
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez: ‘Türkiye Başarılı Bir Sınav Vererek Diğer Ülkelerden Pozitif Yönde Ayrıştı’

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’yi ve tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgınının gölgesinde bir yılın geride kaldığını belirterek, “Zorlu bir süreçten geçtik. Hamdolsun bugün geldiğimiz noktada, Türkiye; Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinizle bu süreçte başarılı bir sınav vererek diğer ülkelerden pozitif yönde ayrıştı.” dedi.

Bakan Dönmez, enerji piyasalarında 2020’de yaşananlara ilişkin Gas&Power’a açıklamada bulundu.

Pek çok zorluğa rağmen, 2020 yılının enerji sektörü için müjdeler verildiği, rekorların tazelendiği, Mavi Vatan’daki egemenlik haklarının pekiştirildiği ve enerji teknolojilerinin yerlileştirilmesi adına büyük adımlar atıldığı bir yıl olduğunu kaydeden Dönmez, şöyle konuştu: “2020’ye hatta 21. yüzyılın ilk 20 yılına damgasını vuran en büyük olay hiç kuşkusuz dünyanın her noktasını vuran Kovid-19 salgını oldu. Salgın 2020’yi zorlu bir sınava dönüştürürken, ülkeler hem salgınla mücadele etmek hem de ayakta kalmak adına büyük mücadeleler verdi. Salgın gündelik hayatımızdaki pek çok rutini değiştirirken, en büyük darbeyi küresel ekonomiye vurdu. Dünya ekonomisi bu dönemde ciddi bir durgunluğa girdi. Öyle ki gelişmiş ülkelerde yüzde 33’lere varan daralmalar gerçekleşti. Bu süreçte uzun dönemli tedbirler ve karantina kararları nedeniyle hanelerde enerji tüketimi artarken, üretimin belkemiği sanayide sert düşüşler yaşandı. Küresel pandemi Türkiye’nin dinamiklerini de etkiledi. Ancak diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, Türkiye; toparlanma sürecine en hızlı giren ülkeler arasına girdi. Bu sürecin devamıyla, 2021 hızlı bir atılım dönemine gireceğimiz bir yıl olacak. 2020 dünya için çetin bir yıl olsa da Bakanlığımız açısından müjdelerle ve rekorlarla dolu bir yıl oldu. Enerji üretiminde, iletim ve dağıtımında sürdürülebilir, arz güvenliği noktasında kapsayıcı bir anlayışla, 2020’de Kovid-19’a rağmen mega projelerimizi devreye alarak hedeflerimize emin adımlarla ilerledik.”

Dönmez, 2023 hedeflerine bu yılki başarılarla bir adım daha yaklaşıldığını ifade ederek, “Son 15 yılda 100 milyar dolardan fazla yatırım gerçekleştirdiğimiz enerji sektöründe kamu-özel iş birliği, kalkınma ve büyümede itici güç olmaya devam etti. Dünya üzerinde birçok ülke ve uluslararası firmalar yatırımlarını ertelerken, Türkiye yatırımlarına devam etti. Üretimden, dağıtım ve iletime kadar altyapımızı modernize ettik. Saatlerce kesintilerin yaşandığı Türkiye’den, tüketicinin modern ve dünya standartlarında hizmet aldığı bir yapıyı inşa ettik. Üretim tarafında ise enerjide arz problemini çözerek, bugün bekle yarın üret anlayışını geçmişte bıraktık.” şeklinde konuştu.

Artık Türkiye’yi bir üst seviyeye çıkaracak dönemin içerisinde olunduğunu beliren Dönmez, şöyle devam etti: “2017 yılında ilan ettiğimiz enerjinin yol haritası Milli Enerji ve Maden Politikamızı “arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasalar” üzerine inşa etmiştik. Politikamızın merkezine yerleştirdiğimiz “Bağımsız Enerji, Güçlü Türkiye” anlayışımız, enerjinin her alanında büyük bir çarpan etkisi yarattı. Üretimden dağıtıma, istihdamdan yerli teknolojiye, yerli ve yabancı yatırımlardan uluslararası projelere kadar her alanda ciddi bir hareketlilik yaşandı. 2020 bu anlamda hedeflediğimiz eylemlerden somut çıktılar aldığımız, enerjide müthiş bir devinimin yaşandığı yıl oldu. 2002 yılında 31.846 MW olan kurulu gücümüz, 2020 sonu itibariyle 95.500 MW’ye ulaştı. Bu yıl devreye aldığımız 4.500 MW toplam kurulu güç içerisindeki yenilenebilir oranı yüzde 95 seviyesini geçti. Bu yıl devreye aldığımız yenilenebilir kurulu güç miktarı, Avrupa’daki 21 ülkenin yenilenebilir kurulu gücünden daha fazla. Toplam kurulu güç içerisindeki yenilenebilir oranı ise yüzde 51,21’e ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.”

Dönmez, Türkiye’nin yenilenebilir enerjide büyük bir devrim yaşadığını ve bu devrimde büyük üreticilerin YEKA’larla enerji teknolojilerini yerlileştirirken, küçük ve orta ölçekli işletmeler ve kişilerin de lisanssız üretimle kendi elektriğini kendi üreten bir yatırımcı profili ortaya koyduğunu anlattı.

Son 2 yıl içerisinde yapılan 52 hidroelektrik santralinin resmi açılışlarını yaparak Anadolu’nun bereketini üretime çevirdiklerini aktaran Dönmez, “Güneş ve rüzgar enerjisinde ortaya çıkan üretim verileri, Türkiye’nin yüzünü güneşe, sırtını rüzgara verdiğinin en güzel örnekleri oldu. Nisan’da saatlik bazda toplam üretimin yüzde 34’ünü rüzgar ve güneşten elde ettik, mayıs ayında elektrik üretimimizin yüzde 5,6’sı güneş enerjisinden geldi. 25 Kasım’da ise günlük bazda 153 bin 35 MegaWatt saat üretimle rüzgar enerjisi üretiminde rekor kırdık. Tüm bu rekorlar modernleştirdiğimiz altyapıyla kesintisiz bir şekilde tüketimi karşılamada etkin bir rol üstlendi.” bilgilerini paylaştı.

“Bu yıl yerli ve yenilenebilir enerjide kendi rekorlarımızı egale ettik.” Diyen Dönmez, konuşmasını şöyle tamamladı: “Nisan ayında 2000 yılından bu yana aylık bazda yerli kaynaklardan en yüksek elektrik üretimini gerçekleştirdik. 24 Mayıs günü elektrik üretiminin yüzde 90’ının yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşıladık. 5 Haziran’da günlük en yüksek lisanssız üretimi yaptık. YEKA modelimizle ortaya koyduğumuz yenilenebilir enerji teknolojilerinin yerlileştirilmesi hamlesinin ilk meyvesini Türkiye’nin ilk ve tek entegre güneş teknolojileri fabrikasını hizmete alarak topladık. Hidroelektrik santrallerimizde kullandığımız ekipmanların yerlileştirilmesinde de önemli adımlar attık. EÜAŞ mühendislerimizin yoğun Ar-Ge çalışmalarıyla ilk yerli jeneratörümüzü Keban HES’te devreye aldık. Yüzde 92 yerlilikle üretilen EÜAŞ Elektrik Otomasyon Sistemlerini ise Kepez-II HES’te devreye alarak santrallerimizin güvenliğini ve verimliliğini artırdık. Nükleer enerjide üretime artık çok daha yakınız. Titizlikle ve dünya standartlarına göre inşa edilen Akkuyu’da, ikinci ünitenin reaktör binasının temeli atıldı ve en önemli parçalardan biri olan kor tutucu montajı yapıldı. Üçüncü ünitenin inşaat lisansı alındı. Dördüncü ünitenin inşaat lisansı başvurusu yapıldı. Akkuyu’nun tam kapasite devreye girmesiyle inşallah toplamda 4.800 MW’lık güçle, Ankara ve İzmir’in tükettiği toplam enerjiyi tek bir santralimizden karşılayabileceğiz.”

Kaynak: Petrotürk

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz: 2021 Doğal Gazda ve Elektrikte Çok Hareketli Geçecek

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, 2020’nin bütün dünya için hiç kolay bir yıl olmadığına dikkati çekerek, “2021 sadece doğal gazda değil elektrikte de çok hareketli geçecek inşallah. Çünkü biz bunun işaretlerini 2020’de gördük. Pandemi koşullarında bile elektrikte kurulu gücümüze 3 bin 500 MW’ın üzerinde bir ilave oldu.” dedi.

Geçen yıl enerji sektöründeki gelişmeleri Gas&Power’a değerlendiren Yılmaz, 2020’de devreye alınan kurulu güç kapasitesinin bir önceki yıla kıyasla 1.500 MW daha fazla olduğunu belirtti.

Kasım ayında rüzgardan elektrik üretiminde üst üste rekorlara tanık olduğunu anımsatan Yılmaz, şöyle konuştu: “2020 yılına hep olumsuz bakanların bu gelişmeleri de değerlendirmesi; pozitif gelişmeleri, sağlanan başarıları ve kazanımları da göz ardı etmemesi gerekir diye düşünüyorum. Ben 2021 yılında Vadeli Elektrik Piyasamızın da sektörümüze damga vurmasını bekliyorum. Burada hem piyasa katılımcılarının fiyat riskinden korunması ile geleceğe yönelik fiyat beklentilerini görme imkanı olacak hem de spot piyasalar birbirini tamamlar bir yapıya kavuşacak. Ayrıca haziran ayında devreye girecek Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti (YEK-G) Sistemi ile de tüketicilerimizin kullandığı elektriğin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiği sertifikayla garanti edilirken, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üreten yatırımcılarımız için de yeni bir ürün ve gelir kalemi oluşturulacak. Ve elbette 2021 yılıyla birlikte elektrik dağıtımında yeni bir tarife dönemine başlıyoruz. Bu dönemde verimliliği ve kaliteyi artırmak temel hedefimiz olacak. Kaliteden taviz vermeyen, bu konuda kendini sürekli geliştiren ve yenileyen, en nihayetinde de tüketicimizi mutlu eden şirketler kazanacak. Aksi yola girenler ise kaybedecek.”

Yılmaz, Türkiye’nin 2021 yılında da petrol ve LPG’de dünyanın önemli pazarlarından biri olmayı sürdüreceğine işaret ederek, “Bu iki piyasamızda hamdolsun sistem, tabir-i caizse tıkır tıkır işliyor. En son Akaryakıt Kalite İzleme Sistemi (AKİS) kapsamında yapılan çalışmalara baktığımızda ülke genelinde sunulan akaryakıtın yüzde 99,7’sinin standartlara uygun olduğu, benzin de ise bu oranın yüzde 100’e ulaştığı tespit edildi. Yani bugün Avrupa’nın en kaliteli akaryakıtı ülkemizde satılıyor. Türkiye yıllık 40 milyon tonluk bir ham petrol işleme kapasitesiyle birlikte rafinaj konusunda önemli bir merkez haline gelmiş durumda, 13 bini aşan lisans vermişiz petrol sektöründe. Otogaz kullanımında; araç ve istasyon sayısında dünyanın zirvesindeyiz. Mevzuatımıza gereken saygıyı gösteren ve oyunu kurallarına göre oynayan, daha fazla müşteri memnuniyeti için, daha kaliteli hizmet sağlamak için çalışan, rekabete giren, yatırım yapan bütün piyasa oyuncuları kazanıyor, kazanmaya da devam edecek.” şeklinde konuştu.

Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu arada EPDK’nın kuruluşunun 20. yıldönümünü kutlayacağımız için 2021 bizim için çok daha anlamlı bir yıl olacak. Geriye dönüp baktığımızda, sektörümüzün 20 yılda nereden nereye geldiğini, nasıl bir örnek gelişim gösterdiğini görüyor, sağlanan bu gelişme ve başarıda büyük pay sahibi olan EPDK’nın bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum. Elbirliği ile sektörümüzün gücüne güç, enerjisine enerji katmaya devam edeceğiz.”

Kaynak: Petrotürk

Türkiye'de Geçen Yıl 290,9 Milyar KiloWatt Saat Elektrik Tüketildi

Türkiye'nin elektrik üretimi geçen yıl 291 milyar 552 milyon KiloWatt saat, tüketimi ise 290 milyar 856 milyon KiloWatt saat oldu.

AA muhabirinin, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. verilerinden yaptığı derlemeye göre, geçen yıl elektrik üretimi ve tüketimi bir önceki yıla göre az da olsa artış gösterdi. Yeni tip korona virüs (Kovid-19) nedeniyle Türkiye'de geçen yıl mart, nisan ve mayıs aylarında düşen elektrik üretim ve tüketimi, haziran ayı itibarıyla yükselişe geçti. Sanayide çarkların dönmesi, evde geçirilen zamanın artması gibi nedenlerle elektrikte eski seviyeler yakalandı.

Türkiye'de 2019'da 290 milyar 445 milyon 456 bin KiloWatt saat elektrik tüketilirken, bu rakam 2020'de yüzde 0,14 artarak 290 milyar 856 milyon 21 bin KiloWatt saat’e çıktı. Geçen yıl en çok elektriğin tüketildiği dönem 27 milyar 352 milyon 424 bin KiloWatt saatle temmuz ayı oldu. En düşük tüketim ise 19 milyar 130 milyon 574 bin KiloWatt saatle nisanda gerçekleşti.

Türkiye'nin elektrik üretimi ise geçen yıl önceki yıla göre yüzde 0,18 artışla 291 milyar 551 milyon 921 bin KiloWatt saat olarak gerçekleşti. Üretim, 2019'da 291 milyar 22 milyon 615 bin KiloWatt saat olarak kayıtlara geçmişti. Türkiye geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 10,9 azalışla 2 milyar 483 milyon 989 bin KiloWatt saat elektrik ihraç etti. Bu rakam 2019'da 2 milyar 788 milyon 989 bin KiloWatt saat düzeyindeydi. Elektrik ithalatı da geçen yıl önceki yıla kıyasla yüzde 14,6 azalarak 2 milyar 211 milyon 506 bin KiloWatt saatten 1 milyar 888 milyon 92 bin KiloWatt saate geriledi. Öte yandan, Türkiye'nin elektrikte kurulu gücü kasım sonu itibarıyla 94 bin 801 MegaWatt’a ulaştı.

Kaynak: Anadolu Ajansı

GÜNDER’den, Güneş Enerjisinde İş Gücünün Artırılması için Adım

GÜNDER Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü, güneş enerjisi sektörü için nitelikli ve sertifikalı iş gücü geliştirmek için yeni bir projeye imza attığını açıkladı.

Eğitim ve istihdam arasındaki bağın güçlendirilmesi hedefiyle yola çıktıklarını belirten GÜNDER Yetkilileri, “Resmi ve gayri resmi öğrenmenin onaylanmasının teşvik edilmesi, yaygınlaştırılması ve güneş̧ enerjisi sektörü kapsamında Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi’nin Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi ile uyumunun kolaylaştırılması konularında katkı sağlanacak.” açıklamasında bulundu.

Proje kapsamında kurulacak VOC-test merkezleri ile güneş̧ enerjisi sektöründe nitelikli iş gücü sağlaması ve bu konuda farkındalık yaratılması amaçlanıyor.

GÜNDER ayrıca, ulusal meslek standartları, ulusal yeterlilikler, sınav ve belgelendirme, MYK Mesleki Yeterlilik Belgeleri, Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi gibi konularla ilgili kamuda, özel sektörde, sivil toplum kuruluşlarında ve tüm bireylerde farkındalık yaratmaya yönelik faaliyetleri de hayata geçirecek.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki mali iş birliği kapsamında geliştirilen Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın “İstihdam, Eğitim, Sosyal Politikalar Sektörel Operasyonel Programı” altında finanse edilen VOC Test-III Hibe Programı kapsamında GÜNDER VOC-Test Merkezleri (GÜNDERMYM) projesi 01 Kasım tarihi itibariyle uygulanmaya başladı.

Kaynak: Temiz Enerji

TREDAŞ Müşteri Hizmetleri’nde ‘Yapay Zeka’ Dönemi

Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ), müşteri hizmetleri yönetiminde yazılı ve sözlü insan konuşmasını taklit edebilen Avrupa’nın ilk ve tek yapay zeka destekli dijital asistan uygulaması “TREDAŞ Enerjik”i devreye aldı. Müşteri memnuniyetini ön planda tutarak dijitalleşme uygulamalarına yoğunlaştıklarını belirten TREDAŞ Genel Müdürü Reşit Bilgili, müşterilerin talep ve sorularını hızlı ve kaliteli şekilde insan müdahalesi olmadan yanıtlayabilecek yapay zeka destekli dijital asistan uygulamasının tamamen Türk mühendisler tarafından geliştirildiğini belirtti. 

Uygulama kapsamında kullanılan yapay zekaya bölge halkının daha rahat iletişim sağlaması için ‘Trakya Lehçesi’ öğretildi; telefon üzerinden erişme imkanı olmayan işitme engelli bireyler de yazılı komutlar sayesinde ‘Dijital Asistan’ı rahatça kullanabilecek. Elektrik dağıtım sektörüne farklı bir boyut kazandıracak uygulama Google Asistan’a entegre edildi.

Avrupa Elektrik Dağıtım Sektöründe İlk

Avrupa elektrik dağıtım sektöründe bir ilk olan dijital asistan uygulaması ile müşteriler, zamandan tasarruf ederken, taleplerini saniyeler içinde iletebiliyor. Google Asistan uygulaması ile entegre çalışan “TREDAŞ Enerjik”, müşterilerin sesli komutlarını da algılayarak elektrik dağıtım faaliyetlerinde her türlü bilgiyi müşterilerine aktarabiliyor.

Çağrı Merkezlerinde Yoğunluğu Azaltacak

Elektrik kesintilerini minimize ederek müşteri memnuniyetini en üst noktaya çıkarma hedefiyle 2016 yılında kurulan Operasyon Merkezi ve Çağrı Merkezi ile de entegre biçimde çalışan yapay zeka dijital asistan, saniyeler içinde başvuruları çözüme kavuşturuyor.

Çağrı Merkezi müşteri temsilcisinin yaptığı işlemleri birebir yapabilen “TREDAŞ Enerjik”, müşterilerden geri bildirim alarak raporlayabiliyor. Webden, cepten ve tabletten kullanıma sunulan “TREDAŞ Enerjik”, aynı zamanda Google Asistan eklentisi ile kullanıcılara benzersiz bir müşteri deneyim hizmeti sunuyor.

Genel Müdür Bilgili, “Yapay Zeka Destekli Uygulamalar Hayatı Kolaylaştıracak”

TREDAŞ Genel Müdürü Reşit Bilgili, yapay zeka teknolojisinin Türkiye’de farklı sektörlerde müşteri hizmetlerine entegre edildiğine değinerek, uygulamanın elektrik dağıtım sektöründe ilk kez kullanıldığının altını çizdi.

Müşteri hizmetleri alanında son yıllarda büyük teknolojik yatırımlar yaptıklarını belirten Bilgili, sözlerine şöyle devam etti: “Müşterilerimize dijital deneyim sunmak için geçtiğimiz yıl çıktığımız yolda artık mutlu sona ulaştık. Çalışanlarımızın yüksek enerjisinden esinlenerek ‘TREDAŞ Enerjik’ adını verdiğimiz, alanında Avrupa’daki ilk olacak yapay zeka destekli dijital asistan uygulamamızı 2020 bitmeden devreye alıyoruz. Yapay zeka destekli uygulama ile bölgemizde çok daha verimli, etkin ve hızlı hizmet vererek müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutacağız. Ülkemizde yapay zeka gibi teknolojik gelişmelerin daha fazla ve etkin kullanılması için hepimize önemli görevler düşüyor. Yakın gelecekte yapay zeka destekli uygulamalar, hayatı daha kolay hale getirecek. Yakın gelecekte enerji sektöründe dijital dönüşümün daha da hızlanmasını bekliyoruz.”

Yapay Zekaya Trakya Lehçesi Öğretildi

TREDAŞ Çağrı Merkezi Yöneticisi Ömer Yalçın da uzun soluklu bir projenin başarılı şekilde hayata geçirildiğini ifade ederek, yapay zekaya Trakya lehçesinin de öğretildiğini belirtti.

Yalçın, TREDAŞ’ın Trakya bölgesinde hizmet verdiğinden dolayı yoğunlukla kullanılan lehçeleri de tanımladıklarını ifade ederek, “Bölge halkının dili önemli. Yapay zeka, sürekli öğrenebilen ve öğrettiklerini uygulayabilen bir yapıya sahip. Bölgeden arıza bilgilerini yazarken de bunu düşünerek Trakya lehçesine uygun hale getirdik” dedi.

TREDAŞ Enerjik’in Türk mühendisliği ürünü olduğunu anlatan Yalçın, Facebook, Google Android ve IOS işletim sistemlerine entegre edildiği bilgisini aktardı. Google Asistan uygulamasında “TREDAŞ Enerjik ile görüşmek istiyorum” cümlesinin bağlantı için yeterli olacağını vurgulayan Yalçın, olası doğal afet ve kriz durumlarında, müşterilerin başvurularında yapay zekayı daha etkin kullanabileceklerini kaydetti.

İşitme Engelliler de Kullanabilecek

Çağrı Merkezi hizmetlerinden yararlanamayan işitme engelliler için de yapay zeka destekli dijital asistan uygulamasının faydalı olacağını anlatan Yalçın, “TREDAŞ Enerjik, işitme engelliler için de bir çözüm yolu haline geldi. Çağrı Merkezi ile konuşamayan işitme engelliler, rahatlıkla ve kısa süre içinde yapay zekayı kullanarak başvurularını iletebilecek.

SEDAŞ’ın “Stargate” Projesinde Başvuru Zamanı

Yetenekli gençlere mezuniyetten önce iş deneyimi sunan SEDAŞ “Stargate” Yetenek Programı için yeni dönemin startı verildi. Programa katılmak isteyen öğrenciler, internet üzerinden online başvuru yapabilecek.

Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (SEDAŞ) tarafından yürütülen Stargate Yetenek Programı için başvuru dönemi açıldı. Enerjisi yüksek, değişime hazır, dinamik ve farklı bakış açılarına sahip gençlere iş imkanı sunan Stargate, bu yıl da online başvuru kabul edecek. www.kariyer.net adresi üzerinden yapılacak başvuruların ardından programa katılmaya hak kazanan 8 genç, SEDAŞ bünyesinde program süresince eğitim ve part time çalışma imkanı bulacak.

Stargate sayesinde öğrenciler mezun olmadan önce elektrik dağıtım süreçlerini yakından izleme ve deneyimleme şansı yakalayacak. Projeye Kocaeli, Sakarya, Bolu, Düzce ve Gebze’de bulunan üniversitelerin Elektrik veya Elektrik & Elektronik Mühendisliği bölümleri son sınıf ya da yüksek lisans öğrencileri katılabilecek. Başvuru ve mülakat süreçleri sonunda; programa kabul edilen aday mühendisler, program süresi sonunda başarılı olmaları durumunda şirket bünyesindeki uygun pozisyonlarda iş imkanı bulabilecek.

7 Yeni Mezun Genç SEDAŞ’ta İşbaşı Yaptı

Stargate projesine geçtiğimiz yıl toplam başvuru sayısı 1.661 olarak kayıtlara geçti. Başvurular arasından uygun niteliklere sahip adaylar, zihinsel beceri ve İngilizce sınavı ile yönetici mülakatlarına girdi. Son aşamada programa katılmaya hak kazanan 8 öğrenci, haftanın belli günlerinde elektrik dağıtımdaki farklı fonksiyonlarda görev aldı. Genç adaylar, program sonunda edindikleri tecrübelerle kendi projelerini hazırlayıp SEDAŞ yöneticilerine sundular. Olumlu değerlendirilen yeni mezun 7 genç, SEDAŞ kadrolarında istihdam edilerek iş imkanı buldu. 

DÜNYADAN HABERLER
İngiltere, 2020’de En “Yeşil” Yılını Yaşadı

İngiltere’de 2020 yılı elektrik üretimi açısından en yeşil yıl olarak kaydedildi. Emisyonların azaltılmasında en büyük etken ise enerjinin rüzgar ve güneş enerjisinden elde edilmesi oldu.

2020 yılının Ocak-Kasım aylarının kayda alındığı National Grid ESO verilerine göre, ülkenin karbon salımında 2013 yılına göre yüzde 66’lık düşüş sağlandı.

Karbon yoğun kaynaklardan elde edilen enerji kullanımı son yedi yılın en düşük seviyesine ulaştı.

Mayıs ve Ekim ayları ülkede emisyon salımının en az olduğu aylar olarak kaydedildi. Kaydedilen bu düşüşte en büyük katkıyı rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinden üretilen yeşil enerji sağladı. Bella fırtınasının yaşandığı 26 Aralık tarihinde ise ülkede elektriğin yarıdan fazlası rüzgar enerjisinden elde edildi ancak sunulan raporda Aralık ayı verileri yer almıyordu.

Kaynak: Renews

Güneş ve Rüzgar Enerjisine Olan Talep, 2024’te Kömür ve Doğal Gazı Geçecek

Yenilenebilir enerji yatırımcısının iştahı güçlü kalmaya devam ediyor. Geçen yıl bu alandaki yatırımlar 2019’a göre artış gösterdi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, yenilenebilir enerji pazarı korona virüs salgınına rağmen gücünü korudu. Kasım 2020’de yayımlanan IEA raporu, rüzgar ve güneş kapasitesinin önümüzdeki beş yıl içinde küresel ölçekte ikiye katlanacağını gösterdi.

Bu iki yenilenebilir enerji kaynağına olan talebin 2023’e kadar doğalgaza, 2024’e kadar ise kömüre olan talebi aşması bekleniyor. Meteroloji Uzmanı Mario Picazo, The Weather Network’teki makalesinde, 2020 yılı Ocak ve Ekim aylarında yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımların 2019 yılının aynı dönemine göre artış gösterdiğini ifade etti.

Bu yıl yayımlanan daha az iddialı senaryo göz önüne alındığında bile rüzgar, güneş, hidroelektrik ve biyokütlenin önümüzdeki beş yıl içinde sektöre liderlik edeceği belirtiliyor. Gerçekçi senaryolara göre, 2023 ile 2025 yılları arasında her yıl toplam 130 GW’lık güneş enerjisi kapasitesinin eklenmesi, daha iyimser senaryolara göre ise bu değerin 165 GW’a yükselmesi bekleniyor.

ABD ve Avrupa’da bu artışın daha hızlı gerçekleşmesi öngörülürken, Asya’da yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji talebindeki payının daha az olacağı tahmin ediliyor. Picazo, 2021 yılında yenilenebilir enerji alanında büyük gelişmelerin yaşanabileceğini ancak bunun politika yapıcıların atacağı adımlara bağlı olduğunu vurguladı.

Kaynak: The Weather Network

2021 İklim Değişikliğiyle Mücadele için Dönüm Noktası Olabilir

Giderek daha büyük bir kriz haline gelen iklim değişikliği ile mücadele için bu yıl 5 önemli neden açısından bir dönüm noktası haline gelebilir. İklim değişikliğinin etkilerinin bertaraf edilmesi için ülkelerin sınırlı vakti bulunurken, bu yılın iklim değişikliğiyle mücadelede zorlu geçeceği öngörülüyor.

İklim değişikliğiyle mücadele için önemli olan 5 neden arasında Paris Anlaşması, ülkelerin büyük emisyon hedeflerine imza atması, yenilenebilir enerjinin en ucuz kaynak haline gelmesi, Kovid-19 salgınının her şeyi değiştirir hale gelmesi ve iş dünyasının yeşil yatırımlara dönmesi görülüyor.

Paris Anlaşması dünyadaki neredeyse tüm ulusların sorunun üstesinden gelmek için hemfikir olduğu bir anlaşma. Ancak buradaki sorun, ülkelerin emisyonları azaltmak için verdikleri taahhütlerin belirlenen hedeflerin çok gerisinde kalması.

Mevcut planlara göre, dünyanın 12 yıl veya daha kısa bir süre içinde 1,5 °C tavanını aşması ve yüzyılın sonunda 3 °C ısınması bekleniyor.

Paris Anlaşması şartlarına göre, ülkeler karbon azaltma hedeflerini artıracaklarına söz verdi ve iklim konferansının Kasım 2020’de Glasgow’da gerçekleşmesi gerekiyordu. Ancak salgın buna izin vermedi. Bu nedenle Kasım 2021’de emisyonların azaltılması için önemli bir İklim Konferansı düzenlenecek.

Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Çin’in 2060 yılına kadar karbon nötr olmayı hedeflediğini duyurdu.

Küresel emisyonların yaklaşık yüzde 28’inden sorumlu olan Çin’in bu adımı, herkesin kendi ekonomisini karbondan arındırmanın maliyetini üstlenmekten korktuğu bir ortamda önemli bir gelişme oldu. Birleşik Krallık, Avrupa Birliği (AB), Japonya ve Güney Kore de 2050 yılına kadar sıfır emisyon hedefine ulaşmak için çalışmalar yürüteceklerini açıkladı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Joe Biden’ın başkanlığa seçilmesiyle dünyanın en büyük ekonomisi de emisyonları azaltmak konusunda adım atacağını açıkladı. Yenilenebilir enerji maliyetlerinin azalması ülkelerin taahhütlerine ulaşmasını kolaylaştıracak en önemli gelişmelerden biri olarak gösteriliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı Ekim 2020’de, güneş enerjisinin “tarihteki en ucuz elektrik kaynağı” olduğunu açıkladı. Yeni enerji santralleri inşa etmek söz konusu olduğunda ise yenilenebilir enerji dünyanın birçok yerinde fosil kaynaklardan zaten daha ucuzdu. Korona virüs salgını, savunmasızlık hissimizi artırdı ve bize dünyamızın kontrol edemeyeceğimiz şekilde altüst olmasının mümkün olduğunu hatırlattı.

Aynı zamanda Büyük Buhran’dan bu yana en önemli ekonomik şokun yaşanmasına neden oldu. Bu sıkıntıdan çıkılması için hükümetler ekonomilerini yeniden başlatmak için teşvik paketleri oluşturdu ve dünya yeşil toparlanma konusunda adımlar attı. AB ve Joe Biden’ın yeni yönetimi, ekonomilerini harekete geçirmek ve dekarbonizasyon sürecini başlatmak için trilyonlarca dolarlık yeşil yatırım sözü verdi. Küresel olarak yenilenebilir enerji maliyetlerini düşürmeye yardımcı olacak bu adımlar sınırda karbon vergisini de gündeme getirdi.

Yenilenebilir enerjinin düşen maliyeti ve iklim konusunda harekete geçmek için artan kamuoyu baskısı, iş dünyasındaki tutumları da değiştirmeye başladı.

Sadece bu yıl, Tesla’nın yüksek hisse fiyatı onu dünyanın en değerli otomobil şirketi haline getirdi.

Kaynak: BBC

Almanya’da Elektrikli Araç Teşviki 6 Kattan Fazla Arttı

Almanya'da elektrikli araçlar için devlet tarafından sağlanan teşviklerin değeri 2020’de bir önceki yıla göre 6 kattan fazla artarak 652 milyon avroya ulaştı.

Ülkede, elektrikli ve plug-in hibrit araçlara yönelik devlet teşvikleri geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 665 arttı. 2019’da söz konusu araçlar için 98 milyon avro teşvik verilirken, 2020’de 652 milyon avroya yükseldi. 2020’de 229 bin 951 kişi teşvikler için başvururken, bu rakam geçen yıl 73 bin 81’de kalmıştı.

Ülkede 2019’da 51 bin 73 bin elektrikli ve plug-in hibrit araç trafiğe çıkarken, bu sayı 2020’de 229 bine ulaştı. Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier, konuya ilişkin değerlendirmesinde, 2020'de Almanya'da "elektrikli hareketlilik" alanında önemli bir ivme kazandıklarını belirterek, bunun sebebini hükümet tarafından verilen teşviklerin temmuzda iki katına çıkarılmasını gösterdi.

Yalnızca kasımda toplamda 45 bin elektrikli ve plug-in hibrit araç için bir teşvik başvurusu yapıldığını bildiren Altmaier, “Aynı zamanda 2020’de iki büyük Avrupa batarya hücresi üretim projesini başlattık.” ifadesini kullandı. Alman hükümeti teşvikleri artırarak Almanya’da elektrikli araçlara talebi artırmayı hedefliyor. Almanya, emisyon salımı hedeflerine ulaşması için 2030’a kadar trafikte 7 ile 10 milyon elektrikli otomobilin olmasını hedefleniyor. Ülkede, liste fiyatı 40 bin avro altında olan elektrikli otomobiller için 9 bin avro devlet ve üretici teşviki veriliyor.

Kaynak: Tekdeeps

HAFTANIN RAPORU

Yeni Enerji Görünümü 2020

Bloomberg NEF tarafından hazırlanan raporundaki Ekonomik Dönüşüm Senaryosu’na göre, politika yapıcıların enerji dönüşümünün altyapısı oluşturan ekonomik gereklilikleri belirleyeceği ifade ediliyor. İklim Senaryosu ise, sera gazı emisyonlarının azaltılması için gereken yolları araştırıyor. Raporun final bölümünü oluşturan Politikalar kısmı, her iki senaryodaki perspektifler üzerinde politika önerileri sunuyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

İNFOGRAFİK / GRAFİK