SEKTÖRDEN HABERLER
Fatih Sondaj Gemisi Türkali-2'deki Sondajı için Gün Sayıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Fatih sondaj gemisinin Türkali-2 kuyusundaki sondajına şubat ayının başında başlayacağını bildirdi. Dönmez, Bloomberg HT yayınında katıldığı bir programda, geçen yıl Karadeniz'de toplamda 405 milyar metreküp doğal gaz keşfedildiğini anımsattı.

Karadeniz'de Türkali-1 kuyusunda sondaja başlandığını kaydeden Dönmez şöyle konuştu:"Bir hafta on gün içerisinde, en geç şubat başında Fatih sondaj gemimiz Türkali-2 kuyusundaki sondajına başlayacak. Burada derin denizde çalışıyoruz, denizin derinliği yaklaşık 2 bin metre. Son derece zor bir operasyon. Sadece sondaj açmak yetmiyor. Kuyuların tamamlanması için gereken birtakım işlemler var. Üretime geçtiğimizde karaya getirilmesiyle ilgili yapacağımız çalışmalar var. Bunların mühendislik çalışmaları da devam ediyor. İnşallah, 2023'te Sakarya Gaz Sahası'nda bulduğumuz gazı 2023'te Filyos'ta Türkiye'deki iletim sistemine bağlayacağız."

Dönmez, bugünden yapılan hesaplamalara göre Karadeniz'deki doğal gazın ithal gaza kıyasla daha ekonomik olacağını ve bu avantajın vatandaşların lehine kullanılacağını dile getirdi. "Yavuz'un nerede yeni sondaj yapacağına karar vereceğiz" dedi.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki çalışmalarına da değinen Dönmez, bölgede yaklaşık 2 yılda 8 sondaj gerçekleştirildiğini aktardı.

Dönmez, bazı emareler olmasına rağmen somut bir keşif olmadığı için herhangi bir açıklama yapmadıklarını belirterek, şöyle devam etti: "Oruç Reis ve Barbaros Hayrettin Paşa gemilerinin yaptığı çalışmalarla sismik araştırmalar devam ediyor. Bu süreçler uzun zaman alıyor çünkü binlerce, milyonlarca veriyi tek tek işlemek gerekiyor. Sonrasında da o bilgiler değerlendiriliyor ve muhtemel potansiyel noktalar belirleniyor ve oralarda da sondaj yapıyoruz. Yavuz sondaj gemimiz de Taşucu Limanı'nda çalışmalarını yapıyor. Sismik araştırmalar sonunda Yavuz'un nerede yeni sondaj yapacağına karar vereceğiz. Biz kendi kıta sahanlığımızda bu çalışmaları yapıyoruz ve uluslararası hukuka uygun yaptığımızı vurguluyoruz. En azından bir diyalog ortamı da oluştu. Şu anda Yunanistan ile istikşafi görüşmeler başlıyor ve Avrupa Birliği ile de bu konuda müzakereler var. Sayın Cumhurbaşkanımızın Doğu Akdeniz'de kıyısı bulunan ülkelere yönelik uluslararası konferans düzenlenmesine yönelik çağrısı var. İnşallah bu da komşu ülkeler tarafından olumlu karşılanır ve bu meselelerin hepsi müzakere edilir diye düşünüyorum."

Türkiye'nin yıllık doğal gaz tüketiminin 50 milyar metreküp olduğunu hatırlatan Dönmez, Tuz Gölü Yer Altı Depolama Tesisi'nde 700 milyon metreküplük bir depo hacmine ulaşıldığını ifade etti. Burada kapasitenin 2023'te 5,4 milyar metreküpe çıkacağını kaydeden Dönmez, "Silivri'de yer altı depomuz var. Bugün itibarıyla 3,14 milyar metreküplük depolama hacmimiz var. Burada da 4,6 milyar metreküplük kapasiteye ulaşacağız. Böylece, toplam 10 milyar metreküp ve yüzde 20'lik depolama hacmine ulaşmış olacağız. Yazın gaz tüketiminin düşük olduğu aylarda depoları dolduracağız, kışın da depodan o artan talebi karşılama imkanına kavuşacağız." dedi.

Dönmez, Türkiye'nin doğal gazda uzun vadeli kontratlarının yaklaşık 16 milyar metreküplük kısmının bu yıl sona ereceğini aktardı.

Bu miktarın 2026'ya kadar 25-30 milyar metreküpe ulaşacağını belirten Dönmez, şunları kaydetti: "Kısa, orta ve uzun vadeli planlamalarımızı yapıyoruz. Buna göre, orta ve uzun vadeli kontratlar yapılabilecek hem de yıl içindeki talep artışlarını karşılayabilmek için spot piyasadan gaz alımlarını yapacağız. Yazın özellikle sıvılaştırılmış doğal gazda (LNG) cazip fiyatlar yakalarsak, yazdan sisteme alıyoruz ve depoluyoruz. Bizim bu konuda LNG piyasasını hareketlendirmemiz de gerekiyor. Bunun yolu da Tuz Gölü ve Silivri'deki depoların süratle tamamlanması. Doğal gazda 1-1,5 yıl içerisinde vadeli piyasaya da geçmiş olabiliriz."

Dönmez ayrıca Türkiye'nin elektrikteki kurulu gücünün 2020 sonu itibarıyla 96 bin MegaWatt’a ulaştığını ve işletmeye alınacak santrallerle bu yıl kurulu gücün 100 bin MegaWatt’ın üzerine çıkabileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Türkiye'de Geçen Yıl Yenilenebilir Enerjiye Yaklaşık 7 Milyar Dolar Yatırım Yapıldı

Türkiye'de geçen yıl yaklaşık 4 bin 800 MegaWatt yenilenebilir enerji kapasitesi devreye alınırken, bu alana yapılan yatırım miktarı yaklaşık 7 milyar doları buldu. Geçen yıl devreye giren yenilenebilir enerji kapasitesinin yaklaşık yüzde 52'sini hidroelektrik santralleri oluşturdu. Bunu rüzgar, güneş ve biyokütle santralleri takip etti. 

Yaklaşık 4 bin 800 MegaWatt seviyesinde olan bu artış bir yıl içinde devreye alınan en yüksek yenilenebilir enerji kapasitesi olarak kayıtlara geçti. Yenilenebilir enerjideki rekor büyümede Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) başvurularının sonuna yaklaşılması etkili oldu.

Deloitte Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Endüstrisi Lideri Elif Düşmez Tek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl elektrik kapasitesinde görülen artışın neredeyse tamamının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını söyledi.

Tek, şunları kaydetti: "Bu alanda yaklaşık 6,5-7 milyar dolar yatırım hayata geçirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2019-2023 Stratejik Planı'na göre bu yıl devreye girmesi beklenen 2 bin 100 MegaWatt’lık kurulu gücün yaklaşık yatırım büyüklüğünün ise 2,5 milyar doların üzerinde olması bekleniyor. Bu kapasitenin büyük kısmını da yenilenebilir enerji kaynaklarının oluşturacağını öngörüyoruz. Ayrıca, geçen yıl salgının etkisiyle santrallerin devreye girmesinde yaşanan gecikmelerle kurulu güç artışı ve yatırım tutarının planlananın üzerinde gerçekleşmesi de olası gözüküyor."

Elektrik dağıtım şirketlerinin 2021-2025 döneminde yapacağı yatırım miktarlarının da belirlendiğini kaydeden Tek, "Elektrik iletim ve dağıtımı alanında bu yıl yapılacak yatırımların 1,5 milyar dolar seviyesinde olacağı hesaplanıyor." dedi.

Tek, Türkiye'de son yıllarda elektrik kurulu güç artışına rağmen tüketimin beklenen seviyede gerçekleşmediğini ve arz fazlası ortaya çıktığını anlattı. Bu durumun yatırımların ağırlıklı olarak sağlanan teşvik ve alım garantileri sayesinde yenilenebilir enerjiye odaklanmasını sağladığını aktaran Tek, "Bu yıl öncelikli olarak YEKDEM başvuru süresinin 30 Haziran 2021'e uzatılmasından dolayı bu tarihe yetişmeye çalışan santraller başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımları ön plana çıkacak. Diğer yandan, güneş enerjisinde mini Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları projelerinin de bu yıl netleşmesini bekliyoruz." diye konuştu.

Tek, salgının enerji sektörünü de derinden etkilediğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Ekonomik faaliyetin yavaşlaması enerji talebini azaltırken halen yatırım döneminde olan enerji sektörü oyuncularının karşılaştıkları finansal zorlukları yönetmesini kolaylaştırmıyor. Diğer taraftan beklenenin altında seyreden talep sebebiyle yenilenebilir enerji alanı haricinde yeni yatırım planlanmaması ve yeni kaynakların devreye girmemesi salgın etkileri geçtikten sonra hızlı bir toparlanma yaşanması durumunda zaman içinde arz güvenliği kaygılarını yeniden ortaya çıkarabilir."

Kaynak: Anadolu Ajansı

İlk Hibrit Güneş Enerjisi Santrali Devreye Girdi

Bingöl’ün Genç ilçesinde bulunan Aşağıkaleköy Barajı ve Hidroelektrik Santraline bağlı olarak kurulan güneş enerjisi santrali devreye girdi.

30 Aralık 2020 günü yapılan kabul işlemi ile projenin 500 kW’lık ilk fazı devreye girdi.

Kalehan Enerji Grubu şirketlerinden Kalehan Genç Enerji A.Ş. yatırımı olan projenin mart ayında 80 MW kurulu güce ulaşarak tam kapasitede elektrik üretimine geçmesi ve yıllık 130 GigaWatt-saat (GWh) düzeyinde elektrik üretimi gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Yaklaşık 1.100 dönüm alan üzerine kurulan tesis 200.000 adet güneş panelinden oluşacak ve Karapınar YEKA GES-1’ten sonraki Türkiye’nin en büyük güneş enerjisi santrali olacak.

35,6 milyon ABD Doları yatırım ile hayata geçecek projede Talesun Bistar Marka 9BB TP6F72M model güneş panelleri ile FIMER‘in 5MVA gücünde PVS serisi merkezi inverterler kullanılacak. Projenin ana santrale adaptasyonu için gereken ekipmanların temini, kurulumu, test ve devreye alınması GES Genel Elektrik Sistemleri Yapım ve Mühendislik A.Ş. tarafından yapıldı.

Santralin bağlı bulunduğu Aşağıkaleköy HES ise 510,20 MWm / 500,00 MWe gücüne sahip ve yıllık ortalama elektrik üretimi öngörüsü 1.200 GWh. Santral aynı zamanda Türkiye’nin en büyük beşinci HES projesi olma özelliğine sahip.

Kalehan Genç Enerji Üretim A.Ş.’de Cengiz Enerji ve Özaltın İnşaat yüzde 50-50 oranında ortaklar. Resmi Gazete’nin 8 Mart 2020 tarihli sayısında yayınlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile hibrit santral olarak adlandırılan birden fazla kaynağa dayalı elektrik üretim tesislerinin kurulması mümkün hale gelmiş ve yönetmelik 1 Temmuz 2020 tarihinde yürürlüğe girmişti. Yönetmeliğe göre kurulan bu santrallerde hiçbir koşulda yardımcı kaynak ana kaynağa dönüştürülemeyecek.

Bununla birlikte kurulan yardımcı kaynak Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında alım garantisine sahip olacak olsa da bedel birleşik santraldeki kaynaklardan alım fiyatı en düşük olan kaynağa sağlanacak garanti bedeli ile sınırlı olacak.

Kovid-19 salgını nedeni ile yararlanabilmek için devreye girme şartının 30 Haziran 2021 tarihine ötelendiği mevcut YEKDEM düzenlemesi hidroelektrik santrallerde üretilen elektrik için KiloWatt-saat başına 7,3, güneş enerjisi santrallerinde ise 13,3 dolar-sent alım garantisi sağlanıyor. Bu bedel santrallerde yerli üretim ekipman kullanım kullanıldığı takdirde artabiliyor.

Kaynak: Yeşil Ekonomi

Türkiye’nin Elektrik Kurulu Gücü 96 Bin MegaWatt’a Ulaştı

Türkiye’nin elektrikteki kurulu gücü yerli ve yenilenebilir kaynaklarla 96 bin MegaWatt’a ulaştı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin büyüyen ekonomi, sanayi ve nüfusunun artan elektrik ihtiyacını karşılayacak kurulu güç 96 bin MegaWatt oldu. Bu kapsamda, devreye alınan yerli ve yenilenebilir enerji santrallerinin kurulu güç içindeki payı ise yüzde 63,5 seviyesine yükseldi.

Kurulu güç içindeki en yüksek payı yüzde 32 ile hidrolik alırken, yerli kömür yüzde 12, rüzgar yüzde 9, güneş yüzde 7, jeotermal ve biyokütle yüzde 2’şer paya sahip oldu.

Öte yandan, elektrik iletiminde 2020’de yapılan yoğun yatırım ve bakım çalışmalarıyla arızalar 154 kilovoltluk hatlarda yüzde 55, 400 kilovoltluk hatlarda ise yüzde 63 azaldı.

Kaynak: Petrotürk

Pandemi, Yılbaşında ‘Enerjimize’ de Yansıdı

Mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıkları ve pandemi ile mücadele kapsamında getirilen kısıtlamaların etkisiyle İstanbul Avrupa Yakası, Antalya, Burdur ve Isparta’da yılbaşında elektrik tüketimi bir önceki yılın aynı dönemine göre geriledi. 

31 Aralık günü Avrupa Yakası’nda elektrik tüketimi yüzde 14, turizmin başkenti Antalya ile Burdur ve Isparta’da yüzde 11 düştü. ÇEDAŞ’ın elektrik dağıtım hizmeti sunduğu Sivas, Tokat ve Yozgat’ta ise 2020’nin son günü toplam tüketim bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 arttı. 

Kovid-19 salgını ile mücadele kapsamında yılbaşı gecesi büyük kutlamalara getirilen sınırlama ve sokağa çıkma yasağının yanı sıra Türkiye genelinde pek çok ilde yüksek seyreden hava sıcaklıkları ‘enerji tüketim rakamlarına’ yansıdı. İstanbul Avrupa Yakası’nda elektrik dağıtım hizmeti veren Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ), Antalya, Burdur ve Isparta’da görev yapan Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ) ile Sivas, Tokat ve Yozgat’ta hizmet sunan Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ), 2020 yılının son günü 31 Aralık ve yeni yılın ilk günü 1 Ocak tarihine yönelik elektrik tüketim rakamlarını açıkladı. 

Elektrik dağıtım sektöründe öncülük rolü üstlenen üç şirketin rakamları, toplam 7 ilde yaklaşık 8,5 milyon elektrik abonesinin yılbaşındaki ‘enerjilerini’ ortaya koydu. BEDAŞ’ın verilerine göre 31 Aralık 2019’da İstanbul Avrupa Yakası’nda toplam 81 bin 552 MWh elektrik tüketilirken 31 Aralık 2020 Perşembe günü bu rakam yüzde 14’lük düşüşle 69 bin 769 MWh’ye indi. Alçak gerilim trafo merkezleri verilerinden baz alınarak yapılan örneklem çalışması ise abone bazındaki düşüşleri ortaya koydu. 31 Aralık 2020 günü, geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında mesken abonelerinin elektrik tüketimi yüzde 8, ticarethanelerin yüzde 25 geriledi. Sanayi abonelerinin tüketimi ise bir önceki yılla paralel bir seyir izledi.  

Pandemi nedeniyle 31 Aralık Perşembe akşamı saat 21.00’den, 4 Ocak 2021 Pazartesi sabahı saat 05.00’e kadar getirilen sokağa çıkma kısıtlamaları yılın ilk günü de Avrupa Yakası’nda elektrik tüketiminde düşüş getirdi. Bir önceki yıl 1 Ocak tarihinde bölgede elektrik tüketimi 64 bin 944 MWh seviyesinde gerçekleşirken bu yılın ilk günü söz konusu rakam yüzde 18’lik düşüşle 53 bin 42 MWh seviyesinde kaldı. Örneklem çalışmasından hareketle 1 Ocak günü, bir önceki yılın aynı dönemine göre elektrik tüketimi meskenlerde yüzde 7, ticarethanelerde yüzde 34 ve sanayide yüzde 9 geriledi. 

AEDAŞ’ın rakamları da turizmin başkenti Antalya başta olmak üzere Burdur ve Isparta’da elektrik tüketiminin düştüğünü gösterdi. 2020 yılının son günü 3 ildeki elektrik tüketimi bir önceki yılın aynı dönemi baz alındığında yüzde 11 geriledi. 31 Aralık 2019 tarihinde 25 bin 907 MWh olan bölgedeki elektrik tüketimi, 31 Aralık 2020 günü 22 bin 994 MWh seviyesine indi. Alçak gerilim trafo merkezleri verileri baz alınarak gerçekleştirilen ‘örneklem’ çalışması kapsamında ise 31 Aralık günü Antalya, Burdur ve Isparta’da mesken abonelerinin elektrik tüketimi 2019 yılının aynı dönemine göre yüzde 12, ticarethane abonelerinin yüzde 27 geriledi. 31 Aralık tarihi itibarıyla sanayi abonelerinin elektrik tüketiminde ise yüzde 10’luk bir artış gözlendi.

Elektrik talebindeki gerileme yılın ilk günü de kendini gösterdi. 1 Ocak 2020’de bölgedeki toplam tüketim 24 bin 136 MWh iken bu yıl aynı dönemde bu rakam yüzde 14’lük bir düşüşle 20 bin 775 MWh seviyesine gerçekleşti. Abone grupları bazında yapılan örneklem çerçevesine ise 1 Ocak günü, bir önceki yıla göre meskenlerin elektrik tüketimi yüzde 14, ticarethanelerin yüzde 30 düştü. Yılın ilk günü sanayi abonelerinde de yüzde 9’luk bir artış görüldü. 

ÇEDAŞ’ın hizmet bölgesi Sivas, Tokat ve Yozgat’ta ise tüketim farklı bir seyir gösterdi. Üç kentteki toplam elektrik tüketimi 31 Aralık’ta bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 arttı. 31 Aralık 2019’da toplam 6 bin 545 MWh olan bölgedeki elektrik tüketimi, 31 Aralık 2020 günü 6 bin 810 MWh’a yükseldi. Abone gruplarını temsil eden alçak gerilim trafo merkezlerinden elde edilen veriler kapsamında gerçekleştirilen örnekleme göre yılın son günü mesken abonelerinde yüzde 9, sanayi abonelerinde ise yüzde 5’lik bir artış gözlendi. Pandemi kapsamında restoran, kafe gibi yerlerin sadece paket servisi hizmeti vermesi ve sokağa çıkma kısıtlamalarının etkisi ile ticarethanelerin elektrik tüketimi ise yılın son günü yüzde 8 geriledi.  

Bölgede yılın ilk gününde elektrik tüketimi geçen yılın üzerinde seyretti. 1 Ocak 2020’de 6 bin 199 MWh elektrik tüketen Sivas, Tokat ve Yozgat’ta yeni yılın ilk günü tüketim yüzde 1’lik artışla 6 bin 265 MWh oldu. ÇEDAŞ’ın abone grupları bazında yaptığı örneklem çalışmasına göre yılın ilk günü mesken abonelerinin elektrik tüketimi yüzde 11, sanayinin yüzde 6 yükseldi. Ticarethanelerin elektrik tüketimi ise aynı tarihte yüzde 16 geriledi.

Başkent EDAŞ Zonguldak ve Bartın'daki Kesintileri Büyük Oranda Giderdi

Son günlerde Batı Karadeniz’de etkili olan yoğun fırtına ve kar yağışı sebebiyle Zonguldak ve Bartın’ın bazı bölgelerinde yaşanan elektrik kesintilerinde, Başkent EDAŞ ekiplerinin yoğun mesaisi sonuç verdi.

Çalışmalar sahadaki ekip sayısı 7/24 esasına göre en üst düzeye çıkarılarak sürdürülüyor. Çalışmalar neticesinde Bartın’da enerjisiz trafo kalmazken, Zonguldak’ta ise son enerjisiz trafolara müdahale ediliyor. Zonguldak Ereğli’deki Karakavuz Köyü sakinleri, gece gündüz demeden çalışan ekiplere sıcak yemek ikram ederek teşekkür etti.

Zonguldak ve Bartın illerinde yer alan bazı bölgelerdeki elektrik kesintileri, Başkent EDAŞ’ın yoğun kar yağışı altında gerçekleştirdikleri mesai sonrası çözüme ulaştı. Bartın’da enerjisiz trafo kalmazken, Zonguldak’ta ise son enerjisiz trafolara müdahale gerçekleştiriliyor.

Pazar gününden bu yana süren çalışmalara destek vermek üzere İstanbul, Ankara, Kastamonu, Karabük, Çankırı, Kırıkkale, Adana, Mersin ve Hatay’dan ekipler bölgeye intikal ederek çalışmalara destek veriyor. Toplamda 9 ilden gelen 207 kişilik ekip ile 99 araç, 9 jeneratör ve 15 iş makinesi ile Zonguldak ve Bartın’ın yeniden enerjilendirilmesi için aralıksız çalıştı.

Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Süleyman Samsa, Başkent EDAŞ’ın Zonguldak ve Bartın ekipleriyle desteğe gelen tüm ekiplere, çetin şartlarda gösterdikleri fedakarca mücadele için müteşekkir olduğunu belirterek şunları dile getirdi: “Bu yoğun çalışmalar süresince sahadaki öngörülebilir olan veya olmayan birçok tehlikeye rağmen operasyonumuzu kazasız belasız atlatmak en büyük mutluluk kaynağımız.”

Mücadele süresince, Zonguldak ve Bartın’a afet şartları yaşatan yoğun kar yağışı ve fırtınanın etkilerini en kısa sürede gidermeye ve enerji arzını yeniden sağlamaya odaklandıklarını ifade eden Samsa, “Gayemize ulaşana dek, enerjisiz kalanların dertleriyle dertlenip, enerjiye kavuşturduğumuz müşterilerimizle sevindik. Çabamızda bizlerle iş birliği içerisinde yol alan tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla, değerli yöneticilerine teşekkür ederiz.” dedi.

Başkent EDAŞ ekiplerinin bu dönemde yaşadığı yoğun ve uzun mesai sonrasında, Zonguldak Ereğli’deki Karakavuz Köyü sakinleri kendilerine teşekkür etti. Anadolu insanının misafirperverliğinin bir örneğini daha yaşatan Karakavuz Köyü sakinleri Başkent EDAŞ ekiplerini sıcak yemeklerle donattıkları sofralarında en iyi şekilde ağırladı. Ekipler yemek için verilen aranın ardından, enerjisiz köy ve yerleşim yeri kalmaması için çalışmalarına kaldıkları yerden devam etti.

DÜNYADAN HABERLER
Geçen Yıl Enerji Dönüşümüne 501 Milyar Dolar Harcandı

Küresel enerji sisteminin fosil yakıtlara bağımlılığını azaltmak için 2020'de yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar ve diğer teknolojiler için 501,3 milyar dolarlık rekor harcama yapıldı.

BloombergNEF (BNEF) tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, 2020 yılında düşük karbonlu ekonomiye geçiş için yapılan yatırımlar Kovid-19 salgınına rağmen, 2019’a göre yüzde 9 artış gösterdi. Ancak büyüme tüm dünyaya eşit olarak yayılmadı. BNEF tarafından kaydedilen verilere göre, yenilenebilir enerji kapasite artışı için en fazla yatırım Avrupa’da yapıldı ve yapılan yatırımlar geçen yıla göre yüzde 52 arttı. Ancak ABD’de yüzde 20 ve Çin’de ise yüzde 12’lik bir düşüş yaşandı.

Emisyonların ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için rekor seviyede yatırım yapılıyor. Ancak rüzgar ve güneş enerjisi santralleri, enerji depolama ve elektrikli araçlar için yapılan bu muazzam harcamalara rağmen, Paris Anlaşması’nda yer alan küresel ısınmayı 2° C’nin altında sınırlama hedefine ulaşılması konusunda sıkıntı yaşanabilir.

BNEF’in Baş Editörü Angus McCrone, “Yatırımın yüksek bir seviyede gerçekleşmesi çok cesaret verici. Ancak dünyayı küresel ısınmayı sınırlamak için gerekli olandan çok daha az.” dedi.

Rapora göre, yenilenebilir enerji harcamaları dünya çapında yüzde 2 arttı ve güneş enerjisinde bugüne kadarki en yüksek büyüme oranlarına ulaşıldı. Açık deniz rüzgar enerjisinde ise yüzde 56’lık bir büyüme gerçekleşti.

BNEF CEO’su Jon Moore, “Koronavirüs salgını bazı projelerde ilerlemeyi engelledi. Ancak rüzgar ve güneşe yapılan toplam yatırım sağlam oldu ve elektrikli araç satışları beklenenden daha fazla arttı.” dedi. Enerji dönüşümü harcamalarında en büyük itici güç ise temiz ulaşım oldu. Avrupa’da elektrikli taşımacılığa 64,7 milyar dolar harcandı. Elektrikli araç üreticisi Tesla’nın hisseleri hızla yükselirken, elektrikli araç şirketleri geçen yıl hisse senedi piyasalarından yaklaşık 24,5 milyar dolar topladı.

Rapora göre, karbon yakalama ve depolamaya yönelik küresel yatırım 2020’de üç katına çıkarak yaklaşık 3 milyar dolara ulaştı.

Kaynak: Bloomberg

Yenilenebilir Kaynaklar, AB’nin Elektrik Üretiminde Fosil Yakıtları İlk Kez Geride Bıraktı

Avrupa Birliği’nin (AB) elektrik üretiminde, yenilenebilir kaynakların oranı geçen yıl ilk defa fosil yakıtları geride bırakarak birinci sıraya yükseldi.

Merkezi Londra’da bulunan, iklim ve enerji odaklı bağımsız düşünce kuruluşu Ember, “Avrupa Enerji Sektörü 2020” başlıklı raporunu yayımladı. Rapora göre, AB’nin elektrik üretiminde 2019’da yüzde 34 olan yenilenebilir kaynakların oranı, geçen yıl yüzde 38’e çıktı.

Bu dönemde, elektrik üretiminde fosil yakıtlar, yenilenebilir kaynakları takip etti. Fosil yakıtların 2019’daki yüzde 40’lık oranı geçen yıl yüzde 37’ye geriledi.

Böylece AB üyesi 27 ülkede yenilenebilir enerji, 2020’de ilk defa fosil yakıtları geride bırakarak AB’nin ana elektrik üretim kaynağı haline geldi.

Toplam elektrik üretiminde yenilenebilir kaynaklardan rüzgar enerji santrallerinin payı yüzde 14, hidroelektrik santrallerinin payı yüzde 13, biyoenerjinin payı yüzde 6 ve güneş enerji santrallerinin payı da yüzde 5 oldu. Fosil yakıtlar arasında yer alan doğal gaz çevrim santrallerinin payı yüzde 20, kömür santrallerinin payı yüzde 13 ve diğer fosil yakıtların payı da yüzde 4 olarak gerçekleşti. AB ülkelerinde nükleer enerjiden elektrik üretiminin oranı ise yüzde 25 seviyesini buldu.

Söz konusu dönemde AB’nin toplam elektrik üretimi 2 bin 760 TWh oldu. Bunun 1055 TWh’i yenilenebilir kaynaklardan,1020 TWh’i fosil yakıtlardan ve 685 TWh’i de nükleer enerjiden sağlandı. Öte yandan, koronavirüs ve uygulanan kısıtlayıcı tedbirlerin etkisiyle AB ülkelerinin 2019’da toplam 2 bin 882 TWh olan elektrik üretimi geçen yıl geriledi. 2020’de rüzgar enerjisi üretimi yüzde 9, güneş enerjisi üretimi ise yüzde 15 arttı. 2020’de rüzgar ve güneş Avrupa elektriğinin beşte birini üretti.

Kaynak: Reuters

Uluslararası Ödemeler Bankası, Merkez Bankaları için Yeşil Tahvil Fonu Oluşturdu

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), merkez bankaları ve resmi kurumlar tarafından yeşil tahvil yatırımları için avro temelli bir fon oluşturulduğunu duyurdu.

BIS’den yapılan açıklamada, Eylül 2019’da dolar temelli ilk BIS yeşil tahvil fonunun piyasaya sürüldüğü hatırlatıldı. Şimdi de merkez bankaları ve resmi kurumlar tarafından yeşil tahvil yatırımları için avro temelli, açık uçlu bir fonun piyasaya sürüldüğü belirtilen açıklamada, BIS’ın dolar ve avro temelli 2 yeşil tahvil fonunda, merkez bankalarının yaklaşık 2 milyar dolarlık yeşil tahvillerinin yönetileceği kaydedildi.

Söz konusu fonların önemli ölçüde büyümesinin beklendiği aktarılan açıklamada, BIS’ın çevreye duyarlı finans ve yatırım uygulamalarını desteklemeye devam edeceği bildirildi. Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) yapılan açıklamada da iklim değişikliğiyle mücadeleyi desteklemek için ECB’nin kendi fon portföyünün bir kısmını BIS’ın söz konusu yeşil tahvil fonlarına yatırım yapmak için kullanacağı belirtildi.

Açıklamada, “ECB, kendi fon portföyünün bir kısmını BIS tarafından çıkarılan merkez bankalarının avro temelli yeşil tahvil fonlarına yatırım yapmak için kullanacak.” denildi.

BIS’ın yeşil fonunun, yenilenebilir enerji üretimi ve enerji verimliliği projelerine yatırım yaptığı aktarılan açıklamada, “Bu adım (BIS’ın fonlarına yatırım yapılması), ECB’nin çevresel hedeflere ve AB’nin iklime yönelik hedeflerine olan katkısını gösterir.” ifadesi kullanıldı.

ECB Başkanı Christine Lagarde, “Yeşil Merkez Bankacılığı” konulu konferansta yaptığı konuşmada, iklim değişikliğine yönelik sorunları ECB’nin para politikası ve bankacılık denetimi kapsamına katmanın en iyi yollarını araştırmak için ECB’nin, iklim değişikliği merkezi kuracağını bildirdi. İklim Tahvilleri Girişimi’ne (Climate Bonds Initiative-CBI) göre, yeşil tahvil ihracı 2020 sonunda 269,5 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştı.

Kaynak: International Financing Review

Danimarka, Açık Deniz Rüzgar Enerjisinden Yeşil Hidrojen Üretecek

Danimarkalı enerji firması Orsted, “yeşil” hidrojen üretmek için açık deniz rüzgar enerjisi kullanacağı bir projeyi hayata geçirecek. Bu yılın sonuna doğru ilk üretimine başlaması planlanan tesis Kopenhag’ın güneyinde, Orsted’in Avedøre Elektrik Santrali’nde kurulacak.

İki adet 3,6 MW’lık türbinden enerji sağlanacak proje kapsamında üretilen hidrojen karayolu taşımacılığında kullanılacak. Orsted’in hidrojen faaliyetlerine başkanlık eden Anders Nordstrøm projeyi, “büyük ölçekli yenilenebilir hidrojen üretimine doğru küçük ama önemli bir adım” olarak tanımlıyor.

Orsted ve ortakları, 2019 yılında Danimarka Enerji Ajansı’nın Enerji Teknolojisi Geliştirme Programı kapsamında yaklaşık 5,63 milyon dolarlık finansman desteği aldı.

Orsted geçtiğimiz Kasım ayında da, BP’nin kuzeybatı Almanya’daki bir rafinerisinde büyük ölçekli bir yenilenebilir hidrojen projesi geliştirmek için işbirliği yapacağını duyurmuştu. Repsol ve Siemens Energy de son birkaç yılda yeşil hidrojen üretimiyle bağlantılı projelerde yer alan diğer firmalar arasında yer alıyor.

Kaynak: CNBC

HAFTANIN RAPORU

2020 Avrupa Elektrik Sektörü

Düşünce kuruluşu EMBER ve Agora Energiewende tarafından hazırlanan rapora göre, yenilenebilir enerji geçen yıl Avrupa Birliği’nin elektrik üretiminde ana kaynak haline geldi. Geçen yıl, Avrupa Birliği’nin toplam elektriğinin yüzde 38’i söz konusu kaynaklardan üretildi.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

İNFOGRAFİK / GRAFİK