E-Bülten
 
Sayı:84 - Eylül 2016
 
 
Video Röportaj İçin Tıklayınız  

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkan Yardımcısı Mehmet Ertürk, elektrik sektöründe akıllı şebeke uygulamalarının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekerek, bu süreci doğru bir planlama ile yönetmeyi hedeflediklerini ifade etti. Ertürk, 9 elektrik dağıtım şirketi tarafından ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği’nin (ELDER) koordinasyonluğunda yürütülmekte olan Türkiye Akıllı Şebekeler 2023 Vizyon ve Strateji Belirleme Projesi’nin (TAŞ 2023) akıllı şebeke uygulamalarına geçiş noktasında bir yol haritası oluşturacağını vurguladı. Ertürk, kurumun akıllı şebekelerle ilgili vizyonunu kendisiyle yaptığımız video röportajda anlattı.

Akıllı şebeke kavramının son zamanlarda gündemi oldukça meşgul eden önemli konularından birisi olduğunun altını çizen EPDK Başkan Yardımcısı Mehmet Ertürk, “EPDK olarak enerji piyasasının düzenlenmesinden sorumlu bir kurum olmamız sebebiyle, akıllı şebekeler uzun süredir bizim de ilgi alanımıza girmiş bir konu. Özellikle son 3 yıldır bu konuda ciddi çalışmalarımız var. Bu çok ağır ve kapsamlı bir konu. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir yandan anlamak, bir yandan uygulamak şeklinde ilerlettiğimiz bir konu. Kapsamına tam olarak karar vermenin mümkün olmadığı, günden güne teknolojide ve uygulamada ortaya çıkan yeniliklerle birlikte sürekli gelişme arz eden bir konu. Uzun süredir gündemimizi meşgul etmekte ve etmeye devam edeceğini düşünüyoruz” dedi.

Doğru planlama önemli

Ertürk, dünyadaki teknolojik değişim ve gelişmelerin, özellikle de bilgisayar teknolojisindeki gelişmelerin diğer alanlara entegre edilmesi ve haberleşme altyapılarının tüm sistemler ve tüm hizmet sektörleri için kullanılmasıyla birlikte akıllı şebeke kavramının enerji sektörüne, elektrik ve doğal gaz şebekelerine uyarlanmasının kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti. Ertürk, “Biz burada şu 2 yanlışa düşmek istemiyoruz. Çok hızlı davranıp çok yüksek maliyetlerle, ciddi bir alt yapı çalışması yapmadan ve ciddi bir araştırma - geliştirme sürecini yaşamadan hızlı bir geçişin ülkemizde bir kaynak israfına, lüzumsuz maliyet oluşumuna yol açmasını istemiyoruz. Ama aynı şekilde bu teknolojinin nimetlerinden faydalanmayı geciktirip buradan üretmemiz mümkün olan verimlilikleri üretmemiş duruma da düşmek istemiyoruz” ifadesinde bulundu.
Akıllı şebekelere yönelik çalışmalara 3 yıl önce başladıklarını kaydeden Ertürk, dağıtım ve sayaç şirketlerinin yanı sıra ve ekipman ve danışmanlık sağlayan şirketlerle birlikte kamudan konunun tarafı olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile informal bir komisyon oluşturulduğunu söyledi.  Bu komisyonun akıllı şebekeler konusunu görüştüğünü dile getiren Ertürk, şunları söyledi:
“Bu çalışma daha sonra bir projeye dönüştü. TAŞ 2023 dediğimiz proje, akıllı şebeke kavramının kapsamının ortaya konulması, teknolojinin ortaya konulması ve bu kapsamda bir yol haritası hazırlanması amacıyla 9 elektrik dağıtım şirketimizin geliştirdiği bir proje. Elektrik dağıtım şirketlerinin çatısı altında toplandığı ELDER’in koordinasyonunda yönetilen bu projeye biz de EPDK olarak destek vermiş olduk. Hem bu projenin Ar-Ge projesi olması sebebiyle bundan onaylanmasından ve yönlendirmesinden sorumlu kurum olarak destek verdik. Hem de oluşturmuş olduğumuz informal komisyonun çalışmalarının yürütülmesinde teknik destek sağlamak amacıyla bu projeyi hayata geçirmiş olduk.
Bu projeden elde edeceğimiz çıktılar üzerinden bu konuyu Türkiye olarak nasıl yöneteceğimiz, elektrik dağıtım şebekemize ve elektrik dağıtım sektörümüze bununla ilgili nasıl bir vizyon planı ortaya koyacağımız önümüzdeki dönemde yakalamaya çalıştığımız temel hedefimizi oluşturacak. Çalışmalarımızı bunlar üzerine devam ettirmiş olacağız. TAŞ 2023 kapsamında yapılacak çalışmalardan esinlenerek, yine ortak aklı hayata geçirerek ve konunun tüm paydaşlarıyla birlikte hareket ederek kendi üzerimize düşen sorumluluk olan yol haritasının bir mevzuat kapsamında ortaya konulması sorumluluğunu yerine getireceğiz.”

En yüksek derecede verim elde etmeyi amaçlıyoruz

Ertürk, sözlerine şöyle devam etti:

“Şunu tekrar vurgulamak isterim; akıllı şebekelerin, bilgi teknolojilerindeki gelişen uygulamaların ve haberleşme alanındaki gelişmelerin elektrik şebekelerine, enerji endüstrisine uygulanmasını kaçınılmaz olarak görüyoruz. Ancak bunu, kaynak israfını engellemek ve elde edilecek verimin en yüksek derecede elde edilmesini sağlamak adına doğru bir planlama ile yönetmeyi ümit ediyoruz. Bunun EPDK olarak önceliğimiz olduğunu ifade etmek isterim.”
 

Elektrik dağıtım şirketleri, tüketici memnuniyetini daha da artırmak için yatırımlarını hızlandırdı. Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ) Genel Müdürü Murat Yiğit, Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (SEDAŞ) İcra Kurulu Başkanı Bekir Sami Güven ve Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ (BEDAŞ) Genel Müdürü Mehmet İslamoğlu, tüketici memnuniyetini artırmak için yaptıkları çalışmaları anlattı.

Çinli firmaların Avrupa enerji sektörüne olan ilgisi artıyor. Özellikle, Yunanistan’ın elektrik şebeke operatörü ADMIE`nin yüzde 24’lük kısmının özelleştirilmesine Çin’in ilgisi dikkat çekici.

Çin, Yunanistan’ın elektrik şebekesi için ihale yarışına 2 deviyle katıldı: Çin Devlet Şebeke Kurumu (SGCC) ve Çin Güney Enerji Şebekesi. Ancak Çin Güney Enerji Şebekesi’nin, ENTSO-E’ya bağlı bir şebekenin ihalesine katılmak için gerekli özellikleri barındırmaması nedeniyle ihale sürecinde ilerleyebilmesi beklenmiyor.

Pekin’in gözü Avrupa’da

Çin’in bu ilgisinin kaynağını, başkent Pekin’in Avrupa enerji altyapı projelerinden aldığı payı artırma stratejisi oluşturuyor. Pekin, ADMIE’nin ihalesinden sonra yapılacak olan Yunan Elektrik Şirketi’nin (PPC) yüzde 17’lik hissesine büyük ilgi duyduğunu açıklamıştı.

Bu zamana kadar, Fransız RTE, Çinli SGCC ve İtalyan Terna ihaleye teklif verdi. Uzmanlar, Çin’in bu ilgisinin devam etmesinin Avrupalı diğer rakiplerini zora sokabileceğini dile getiriyor. İhalede son teklifler 31 Ekim'e kadar sunulabilecek. ADMIE’nin yüzde 66’lık bölümü de geçtiğimiz senelerde özelleştirilmişti.

Kaynak : engerati.com

 

Dünya yüzeyinin üçte ikisinden fazlasını kaplayan su, yaşam için kritik öneme sahip. Suyun önemli olduğu bir diğer alan var ki; o da enerji üretimi. Ancak, temiz suya erişim, artan insan nüfusu, yoğun tarım ve iklim değişikliği ile gün geçtikçe zorlaşıyor.

640 bin olimpik havuzu dolduracak kadar su kullanılıyor

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) verdiği bilgilere göre, yılda yaklaşık 580 milyar metre küplük su, enerji üretimi için kullanılıyor. Bu rakam günlük bazda 1,6 milyar metre küp suya denk geliyor. Bu miktardaki suyun, yılın her günü olimpik boyutlardaki 640 bin adet havuzu doldurmaya yeteceği belirtiliyor. Bu sebeple enerji üretimi için suyun verimli kullanılması her zamankinden daha da büyük önem taşıyor.

Suyun verimli kullanılması için ülkelerin hızlıca eylem planlarını devreye alması gerektiği kaydediliyor. Temiz enerji çözümlerinin ve yenilenebilir enerji üretiminin su kullanımını önemli miktarda azaltabileceği dile getiriliyor. Aynı zamanda atık su yönetimi gibi teknolojik gelişmelerin de sürece katkı sağlayacağı aktarılıyor. Aynı zamanda suyun kullanımından yüksek miktarda ücret alınması da ekonomik bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor.

Enerji tedariki için önemli

Bu sene 28 Ağustos-02 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Dünya Su Haftası’nın ana gündemini sürdürülebilir bir büyüme için suyun verimli kullanımı oluşturdu. Bu noktada suyun enerji üretimindeki kullanımının verimli olması da ayrı bir başlıkta ele alındı. Suyun verimli kullanılmasının gelecekte enerji tedarikinin sağlanabilmesi açısından önem taşıdığı vurgulandı.

Kaynak : www.iea.org