''Kovid-19'un Türkiye ve Global Elektrik Pazarına Etkileri ve 'Yeni Normal' için İlk Öngörüler" Başlıklı Webinar Toplantısı Düzenlendi

ELDER tarafından, EÜD ve McKinsey Türkiye iş birliğinde "Kovid-19'un Türkiye ve Global Elektrik Pazarına Etkileri ve 'Yeni Normal' için İlk Öngörüler" başlıklı webinar toplantısı düzenlendi.

Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Çeçen, webinarda yaptığı konuşmada, ekonomik anlamda derin etkilerin yaşandığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Çeçen, 'normalleşme' olarak tanımlanan, yeni tip korona virüs (Kovid-19) salgını öncesi dünyaya dönüşte, özellikle belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde ortak aklı hayata geçirebilmek adına ortaya koyulacak senaryoların elektrik sektörü paydaşlarına perspektif ve ipuçları vereceğini ifade etti.

Salgın Elektrik Değer Zincirinin Tamamını Etkiledi

Salgının toplumsal ve ekonomik etkilerinin kaçınılmaz olarak üretim, iletim, dağıtım, ticaret ve perakende satıştan oluşan elektrik değer zincirinin tamamını etkilediğini anlatan Çeçen, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Nisan ayı elektrik talebi bir önceki yılın aynı dönemine göre %14 oranında düşmüştür. Nisan ayı piyasa takas fiyatı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %7 oranında azalmıştır. Diğer taraftan, tahsilat oranlarında materyal gerilemeler gözlemliyoruz. Elektrik fiyatları ve yatırımlarındaki düşüşler ile tahakkuk ve tahsilat oranlarındaki azalışlar; sektör oyuncularının finansal sürdürülebilirliklerini etkilemektedir. Normalleşme olarak tanımladığımız Kovid-19 öncesi dünyaya dönüş, farklı senaryolara göre 2021 yılının sonuna kadar uzamaktadır. Bu senaryoların yapımında gerek sağlık gerekse ekonomi alanında iki farklı faktörün belirleyici olduğunu değerlendiriyorum. Bunlar; kamu sağlığı önlemleri ve ekonomi politikaları önlemleridir. Senaryolar özellikle belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde ortak aklı hayata geçirebilmek adına sektörümüz paydaşlarına perspektif ve ipuçları verecektir. Böylece ‘bilinen bilinmeyenler’ olarak tabir edebileceğimiz normalleşme sürecine yönelik aksiyonlarımıza katkı sunacaktır.”

“Yeni Normal Sürecindeyiz”

Çeçen, bu paradigma değişikliklerinin geleceği şekillendireceğini dile getirerek, “Bugünden bakıldığında sektörümüz açısından ikincil önemde görülebilecek dışsal gelişmeler olası etkileri itibariyle değerlendirilmeyi hakkediyor. Bu durum, ‘normalleşme’ olarak tanımladığımız süreci ‘Yeni Normal’ olarak kodlamayı zorunlu hale getiriyor.” diye konuştu.

Küresel tedarik zincirinin bölgeselleşmesinin Türkiye’ye sunacağı fırsatlar, AB’de yürütülen Yeşil Anlaşma’nın bu süreçten nasıl etkileneceği, dijitalleşme, akıllı şebeke ve teknoloji yatırımlarının seyri, finansman maliyetleri gibi birçok sorulara cevap aranması gerektiğini anlatan Çeçen, yatırımcılarının yatırım tercihlerinin nasıl bir dönüşüme uğrayacağının da bir diğer önemli konu olduğunun altını çizdi.

“Türkiye’nin Yeni Bir Yatırım Hikâyesi Yazması Mümkün”

Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Cem Âşık ise Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında alınan tedbirlerin ekonomik aktiviteyi yavaşlatması nedeniyle bazı ülkelerin, merkez bankaları aracılığıyla pazarlara sağladıkları nakit akışının dünyada bir nakit bolluğu oluşturacağını belirterek, "Bu paraların bir kısmı farklı ülkelere kayacak. Bu noktada elimize yeni bir şans geçeceğini düşünüyorum. Kartlarını doğru oynar ve güvenilir piyasa yapısını da korursa Türkiye'nin yeniden bir yatırım hikâyesi yazması mümkün." dedi.

“Şirketler Uyum Sağladı, Tedarik Sorunu Yaşanmadı”

Âşık, üretim, dağıtım ve perakende sektörlerinde çalışanların özverileri ve şirketlerin iş modellerini hızla değiştirerek ortama uyum sağlayabilmeleri sayesinde elektrik tedarikinde herhangi bir sorun yaşanmadığını dile getirdi.

Kamunun da bu konuda hızlı düzenlemeler yaptığını aktaran Âşık, şöyle konuştu:

“Yani sistem ayakta kaldı. Üretim, iletim, dağıtım, perakende, tüketim ve daha geniş çemberde ekipman ve hizmet sağlayan şirketler ile finans kuruluşları da dahil olmak üzere tüm paydaşlar birbirleriyle ilişkili. Böyle bir sistemde herhangi bir noktada oluşan sorun zincirleme olarak diğer paydaşlara da sirayet edebiliyor. Eğer bir müdahaleye ihtiyaç duyulursa bu müdahale sistemin aksamaması gözetilerek yapılmalı ki gördüğümüz kadarıyla sektör temelde bazı sıkışan noktalara nakit enjeksiyonu, sabit maliyetlerin düşürülmesi ve yükümlülüklerin ertelenmesi gibi desteklerle bu günleri atlatacak. Diğer taraftan yüzümüzü geleceğe dönersek, dünyadaki gelişmelere baktığımızda hükümetlerin merkez bankaları aracılığıyla pazarlara nakit pompaladığını görüyoruz. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak dünyada bir nakit bolluğu oluşacak. Bu paraların bir kısmı farklı ülkelere kayacak. Bu noktada elimize yeni bir şans geçeceğini düşünüyorum. Kartlarını doğru oynar ve güvenilir piyasa yapısını da korursa Türkiye'nin yeniden bir yatırım hikâyesi yazması mümkün.”

Toplum Öncelikleri Ön Planda Tutulmalı

Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen sunumda, “Makroekonomik Görünüm ve Senaryolar, Enerji Sektörüne Etkiler, Elektrik Sektörü için Covid-19 Sonrası Değerlendirmeler, Elektrik Piyasasında “Yeni Normal” ve Orta-Uzun Vadeli Aksiyonlar” konuları masaya yatırıldı.

McKinsey İstanbul Ofisi Enerji Danışmanı Cemal Öztürk “Kovid-19’un etkileri ve yeni normal” konusunu değerlendirdi. Mobilitenin ilk kez sınırlandırıldığını dile getiren Öztürk, tedarik ve stok yönetiminin doğru planlanması gerektiğini ifade etti. Önümüzdeki süreçte firmaların nakit akışlarını doğru bir şekilde yönetmelerinin önemli olduğunu savunan Öztürk, toplumun önceliklerinin ön planda olması gerektiğini vurguladı. Öztürk şöyle konuştu:

“Birçok ülkede perakende şirketleri, ödeme yöntemlerinde daha yaratıcı davranmaları için farklı örnekler veriyoruz. Dünyada farklı birçok metot uygulanıyor. Ortaya çıkabilecek negatif tabloyla ilgili şirketlerin ortaklaşa çözüm araması gerektiğine inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte yatırım süreçlerinin hızlı bir şekilde değerlendirilip, öncelik planının sunulması gerektiğini düşünüyoruz. Yeni normal süreçlerine giderken değişime ayak uydurmak ve trendi yakalamak önem taşıyor.